İstifa et Sayın Başkan!

Bir belediye başkanının başarısını anlamak için bazen kilometrelerce yol gezmeye, milyonluk projeleri incelemeye, uzun uzun faaliyet raporları okumaya gerek yoktur. Bazen belediyenin tuvaletine bakmak yeterlidir!

Gaziemir’de yaşanan tartışma, yerel yönetim anlayışımızın geldiği noktayı göstermesi bakımından oldukça düşündürücü.

AK Parti Gaziemir Belediye Meclis Üyesi Uğur İnan Atmaca’nın meclis kürsüsünden yaptığı açıklamaları okuyunca insan ister istemez soruyor:

Sayın Ünal Işık, gerçekten bu kadar mı zor bir belediye binasını yönetmek?

Ortada devasa bir altyapı yatırımı yok. Metro projesi yok. Kentsel dönüşümün karmaşık hesapları yok.

Alt tarafı bir tuvalet meselesi!

1.jpeg

Ama anlaşılan o ki Gaziemir Belediyesi için bu mesele bile büyük bir yönetim sınavına dönüşmüş.

Atmaca’nın mecliste aktardığına göre belediye hizmet binasının zemin katındaki iki erkek tuvaletinden biri tamamen kapalı. Diğerinde ise iki pisuvar naylonla kapatılmış durumda.

Dahası var!

Belediye personelinin aktardığına göre bu durum mart ayından beri devam ediyormuş.

Mart ayından beri!

Sayın Başkan, bir belediye binasında aylarca naylonla kapatılmış pisuvarların bulunması nasıl bir hizmet anlayışıdır?

Yoksa Gaziemir’de yeni bir belediyecilik modeli mi geliştiriliyor?

“Naylonla geçiştir, günü kurtar, hizmeti sonra düşün” belediyeciliği mi?

İnsan gerçekten merak ediyor.

2-001.jpeg

Bir belediye, kendi çalışanlarının en temel ihtiyacına çözüm üretemiyorsa vatandaşın yıllardır beklediği sorunlara nasıl çözüm üretecek?

Üstelik söz konusu binada yaklaşık 200 kişinin çalıştığı belirtiliyor.

200 çalışan!

Bir tarafta yaklaşık 200 kişinin çalıştığı belediye binası, diğer tarafta 140 bin nüfuslu Gaziemir.

Şimdi sormak gerekiyor:

Sayın Başkan, 200 kişinin kullandığı binadaki sorunları çözemeyen bir yönetim, 140 bin kişinin yaşadığı ilçenin sorunlarını hangi yönetim becerisiyle çözecek?

Gaziemir’e hizmet için önce belediyenin içinden başlayın!

Elbette bir belediye başkanının başarısı yalnızca bir tuvaletin durumuyla ölçülmez.

Ancak küçük görülen sorunlara yaklaşım, büyük sorumlulukların nasıl ele alındığı konusunda önemli ipuçları verir.

4-001.jpeg

Çünkü belediyecilik yalnızca kürsüde konuşmak, sosyal medyada paylaşım yapmak, kameralar karşısında güzel cümleler kurmak değildir.

Belediyecilik, aksayan musluğu da görmektir, bozulan kapıyı da tamir ettirmektir, çalışanının karşılaştığı sorunu da çözmektir.

Bir başka ifadeyle belediyecilik, önce kendi kapısının önünü süpürebilmektir.

Sayın Ünal Işık!

Gaziemir halkı sizden mucize beklemiyor.

Ancak belediye binasındaki temel ihtiyaçların karşılanmasını beklemek de herhalde çok büyük bir beklenti değildir.

Düşünün ki vatandaş kapınıza gelip mahallesinin yolunu, kaldırımını, parkını, temizliğini anlatacak.

Siz de ona çözüm vaat edeceksiniz.

Peki vatandaş çıkıp, “Sayın Başkan, siz önce kendi binanızdaki tuvaletleri yaptırın” derse ne cevap vereceksiniz?

5-001.jpeg

İşte meselenin düşündürücü tarafı tam da burada.

Sayın Başkan, vaatler güzel de icraat nerede?

Uğur İnan Atmaca’nın konuşmasındaki en çarpıcı noktalardan biri de vaatlere yönelik eleştirisiydi.

Atmaca, belediye yönetiminin verdiği sözlerin önemli bölümünün yerine getirilmediğini savundu.

Bu, siyasi bir eleştiri.

Elbette belediye yönetiminin buna vereceği cevaplar olabilir.

Ancak ortada çok basit bir soru duruyor:

Belediye binasındaki söz konusu sorunlar gerçekten mart ayından beri devam ediyorsa neden giderilmedi?

Bu sorunun cevabı siyasi polemik değil, açıklama gerektirir.

Belki bir arıza vardır.

6-001.jpeg

Belki bakım süreci gecikmiştir.

Belki de yönetimin kamuoyuyla paylaşacağı başka bir gerekçesi bulunmaktadır.

Öyleyse açıklayın Sayın Başkan!

Çünkü vatandaşın bilmek istediği şey çok basit:

Bir belediye, kendi hizmet binasındaki bu kadar sıradan bir sorunu neden aylarca çözemiyor?

Gaziemir’in ihtiyacı mazeret değil, hizmet!

Ben gazeteci olarak meseleye yalnızca siyasi parti penceresinden bakmıyorum.

Bu eleştiriyi yapan kişinin AK Partili olması, eleştirinin muhatabının başka bir siyasi anlayıştan gelmesi benim için asıl mesele değil.

Mesele, kamu hizmetinin niteliği.

Mesele, yönetim ciddiyeti.

Mesele, vatandaşın karşısına hizmet iddiasıyla çıkanların kendi sorumluluk alanlarında nasıl bir tablo ortaya koyduğu.

Bir belediye başkanı elbette her arızayı bizzat takip edemez. Her musluğu kendisi tamir etmez. Her kapının menteşesini kendisi değiştirmez.

Zaten kimse kendisinden eline takım çantasını alıp belediye koridorlarında dolaşmasını beklemiyor.

Ama bir yönetimin görevi, o takım çantasını gerektiğinde doğru yere ulaştıracak sistemi kurmaktır.

İşte asıl sorgulanması gereken de budur.

Sayın Başkan, koltukta oturmakla belediye yönetmek aynı şey değildir!

Siyasi tartışmaların ötesinde, Gaziemir halkının hak ettiği şey çalışan bir belediye, işleyen bir hizmet düzeni ve sorunlara zamanında müdahale eden bir yönetimdir.

Eğer belediye meclisinde dile getirilen tablo doğruysa, ortada küçümsenmeyecek bir yönetim eksikliği bulunmaktadır.

Bunun cevabı da süslü açıklamalarla değil, somut çözümlerle verilmelidir.

Sayın Ünal Işık!

Sizden önce büyük projeler değil, küçük sorunlara gösterilen büyük bir ciddiyet görmek istiyoruz.

Çünkü insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:

Kendi binasında naylonla kapatılmış pisuvarlara çözüm bulamayan bir yönetim, Gaziemir’in geleceğine nasıl yön verecek?

Belki de artık seçim meydanlarındaki vaatleri bir kenara bırakıp belediyenin koridorlarında kısa bir gezintiye çıkmanın zamanı gelmiştir.

Hatta işe zemin kattan başlayabilirsiniz!

Ve son sözüm şu:

Sayın Başkan, belediyecilik mazeret üretme değil, çözüm üretme makamıdır.

Gaziemir’in sorunlarını çözme iddiasındaysanız önce kendi hizmet binanızdaki sorunları çözün.

Bunu da başaramıyorsanız, o koltuğun gerektirdiği sorumluluğu bir kez daha düşünün.

İstifa et Sayın Başkan!

Çünkü Gaziemir’in ihtiyacı, sorunların üzerini naylonla örten değil, sorunları ortadan kaldıran bir belediyecilik anlayışıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.