İzmir’in altında kaybolan bir tarih: Meles Çayı
Homeros’un adıyla özdeşleşen ve Antik Smyrna’nın kutsal suyu olarak bilinen Meles Çayı’nın gerçek yeri yüzyıllardır tartışılıyor. Bugün Meles adıyla bilinen Yeşildere’nin aksine, birçok tarihsel kaynak antik Meles’in Halkapınar’dan doğduğuna işaret ediyor
İzmir’in ortasından geçen, beton kanalların arasına sıkışmış bir dere… Bugün Şirinyer’den başlayarak Yeşildere boyunca ilerleyen ve İzmir Körfezi’ne ulaşan akarsu, kentte Meles Çayı adıyla biliniyor. Ancak İzmir’in binlerce yıllık geçmişine gidildiğinde işler karışıyor. Çünkü Homeros efsanelerinde ve Antik Smyrna anlatılarında geçen Meles’in, bugün aynı isimle bildiğimiz dere olup olmadığı kesin değil.
Tarihçiler, arkeologlar ve araştırmacılar uzun yıllardır aynı sorunun peşinde: Antik çağın ünlü Meles Çayı gerçekten neredeydi?
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Meles üzerine hazırlanan çalışmalarında da bu ayrım açık biçimde görülüyor. Eski kaynaklarda Halkapınar Gölü’nden çıkarak körfeze ulaşan kısa derenin Meles olarak adlandırıldığı, bugün Meles dediğimiz akarsuyun ise Yeşildere Çayı olarak tarif edildiği belirtiliyor.
MELES NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Meles sıradan bir akarsu değildi. Antik kaynaklarda Smyrna ile birlikte anılıyor, suyunun güzelliğinden söz ediliyor ve kutsal kabul ediliyordu. 19. yüzyıla kadar İzmir'e gelen seyyahların da ilgisini çeken dere, kentin simgelerinden biri olmayı sürdürdü.
MELES'İ ASIL ÜNLÜ YAPAN İSİM İSE HOMEROS OLDU.
Antik geleneğe göre “İlyada” ve “Odysseia” destanlarıyla özdeşleşen Homeros'un Meles kıyılarıyla güçlü bir bağlantısı bulunuyordu. Homeros'a atfedilen “Melesigenes” adı da Meles ile ilişkilendiriliyordu. Antik anlatılarda Meles'in kaynağının yakınında Homeros'un şiirlerini kaleme aldığına inanılan bir mağaradan da söz ediliyordu.
Bu nedenle Meles'in gerçek yerini belirlemek, yalnızca kayıp bir derenin izini sürmek değil, İzmir'in Homeros'la ilişkisinin coğrafyasını da ortaya çıkarmak anlamına geliyor.
BUGÜN MELES DEDİĞİMİZ DERE ASLINDA YEŞİLDERE Mİ?
İzmir'de bugün Meles adıyla tanınan akarsu, farklı dönemlerde Yeşildere, Kemer Çayı, Kızılçullu Deresi ve Kervan Köprüsü Deresi gibi isimlerle de anıldı.

Buca'nın Şirinyer bölgesinde bulunan tarihi Kızılçullu Su Kemerleri de bu akarsuyun üzerinden geçiyor. İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, kemerlerin bulunduğu akarsuyu günümüzde “Melez Çayı” olarak tanımlıyor.
Ancak tarihsel kaynakların tarifleri incelendiğinde önemli bir sorun ortaya çıkıyor.
Antik Meles'in kısa, kaynağı denize yakın, berrak ve sakin akan bir akarsu olduğu anlatılıyor. Yeşildere ise daha uzun bir güzergâha sahip ve yağışlarla karakteri değişebilen bir dere.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Meles üzerine hazırlanan çalışmasında da Kervan Köprüsü, Kızılçullu veya Kemer Deresi olarak bilinen Yeşildere'nin yaklaşık 17. yüzyılın sonlarından itibaren Meles olarak adlandırılmaya başladığı aktarılıyor.
İZLER HALKAPINAR’I GÖSTERİYOR
Antik kaynaklardaki tarifleri takip eden araştırmacıların bir bölümü, gerçek Meles için bambaşka bir noktayı işaret ediyor: Halkapınar.
Bugün yoğun yolların, sanayi alanlarının, metro ve tren hatlarının bulunduğu Halkapınar'ın geçmişteki görünümü oldukça farklıydı. Bölgede yeraltından çıkan güçlü tatlı su kaynaklarının oluşturduğu bir gölcük bulunuyordu.
Halkapınar kaynakları, yakın geçmişe kadar İzmir'in önemli tatlı su rezervlerinden biriydi. Kaynakların oluşturduğu gölcükten çıkan kısa bir dere de körfeze ulaşıyordu. Antik yazarların Meles'e ilişkin tariflerinin bu coğrafyayla büyük ölçüde örtüştüğü belirtiliyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin çalışmalarında da eski kaynaklarda Meles adı verilen akarsuyun Halkapınar Gölü'nden körfeze akan kısa dere olduğu aktarılıyor.
ANTİK YAZARLARIN TARİFİ NEDEN ÖNEMLİ?
Meles'in Halkapınar olduğu görüşünün en güçlü dayanaklarından biri antik çağ yazarlarının verdiği ayrıntılar.
Antik metinlerde Meles'in denizden çok uzak olmadığı, kaynağından çıktıktan sonra gölü andıran bir alan oluşturduğu, sakin aktığı ve çevresinde kamışların bulunduğu anlatılıyor. Bu özelliklerin Halkapınar'ın eski coğrafyasına daha fazla uyduğu savunuluyor.
İzmir üzerine gerçekleştirilen akademik toplantılarda sunulan çalışmalarda da benzer bir görüş öne çıkıyor. APİKAM tarafından yayımlanan “İzmirli Olmak” sempozyumu bildirilerinde, antik metinlerde sözü edilen Meles'in günümüzde Meles adıyla anılan Yeşildere değil, Halkapınar Deresi olduğu belirtiliyor.
PEKİ HOMEROS MAĞARASI?
Tartışmayı karmaşıklaştıran ayrıntılardan biri de Homeros Mağarası.
yüzyılda bölgeyi gezen bazı Batılı seyyahlar, bugünkü Buca-Şirinyer çevresindeki Kızılçullu Su Kemerleri yakınında bulunan bir oluşumu Homeros Mağarası olarak değerlendirdi. William Hamilton da 1842'de yayımlanan seyahat notlarında bu noktayı ziyaret ettiğini anlatıyordu. Ancak Hamilton, gördüğü oluşumun doğal bir mağaradan çok eski bir su yapısının parçası olabileceği görüşündeydi.
Dolayısıyla mağaranın konumu tek başına bugünkü Yeşildere'nin antik Meles olduğunu kanıtlamıyor.
Bu durum Meles bilmecesinin neden hâlâ tartışıldığını da gösteriyor. Farklı dönemlerde aynı isim farklı akarsular için kullanılmış, seyyahların anlatıları antik kaynaklarla iç içe geçmiş ve İzmir'in hızlı kentleşmesi eski coğrafyanın izlerini büyük ölçüde değiştirmiş durumda.
HALKAPINAR GÖLÜ DE ZAMANLA KAYBOLDU
Meles'in izini sürmeyi zorlaştıran en önemli değişimlerden biri Halkapınar'ın eski doğal görünümünün ortadan kalkması oldu.
Bir zamanlar kaynakların çevresinde oluşan gölcük ve sulak alanıyla tanınan Halkapınar, İzmir'in büyümesiyle büyük ölçüde değişti. Ulaşım hatları, sanayi tesisleri ve kentleşme bölgenin eski peyzajını dönüştürdü.
Böylece antik Meles olduğu düşünülen kısa derenin doğal görüntüsü de günümüz İzmir'inde kolayca fark edilemez hale geldi.
Meles kentin büyümesiyle dere görünümünü kaybetti
Bugünkü Meles/Yeşildere de İzmir'in hızlı kentleşmesinden payını aldı. Akademik araştırmalara göre 20. yüzyılda derenin çevresi sanayi yapıları ve yoğun yerleşimle kuşatıldı, suyu kirlendi ve akarsu kanal içine alınarak doğal dere görünümünden uzaklaştı.
İzmir'in kıyı coğrafyası da zaman içerisinde büyük değişim geçirdi. Meles ve çevredeki diğer derelerin taşıdığı alüvyonlar körfezin güneydoğusunda delta oluşumunda rol oynarken, modern dönemde liman çalışmaları ve dere yataklarına yapılan müdahaleler bölgenin görünümünü yeniden şekillendirdi.
İzmir’in ortasında kaybolan bir coğrafya
Bugün “Meles Çayı nerede?” sorusunun tek cümlelik bir yanıtı yok. Günümüzde Meles adıyla bilinen akarsu Yeşildere-Kemer Çayı hattı. Ancak antik kaynaklarda Homeros ve Smyrna ile özdeşleşen Meles'in Halkapınar kaynaklarından doğup kısa bir yolculuğun ardından körfeze ulaşan dere olduğu yönünde güçlü bir tarihsel görüş bulunuyor. Bununla birlikte antik Meles'in kesin kimliği konusunda farklı görüşlerin tamamen sona erdiğini söylemek mümkün değil.
Belki de Meles'in “kayıp” olmasının nedeni tamamen kurumasından çok, İzmir'in onun çevresinde baştan aşağı değişmesi.
Bir zamanlar gölcüklerin, sazlıkların ve kaynak sularının bulunduğu yerlerde bugün yollar, raylar ve yapılar yükseliyor. Homeros efsanelerine kadar uzanan Meles ise modern İzmir'in altında ve eski haritaların çizgileri arasında varlığını sürdüren kentin en ilginç coğrafi bilmecelerinden biri olmaya devam ediyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.