İzmir’in sayfiye kültüründen Kent Ormanı’na: İnciraltı

İzmir’in sayfiye kültüründen Kent Ormanı’na: İnciraltı

İzmir’in yıllardır deniz ve doğayla buluşma noktalarından biri olan İnciraltı, zaman içinde büyük bir dönüşüm geçirdi. Bir dönem sayfiye kültürüyle öne çıkan bölge, bugün Kent Ormanı ve kıyı alanlarıyla kentin önemli yaşam alanlarından biri.

İzmir Körfezi’nin güney kıyısında, Balçova sınırları içinde yer alan İnciraltı, kentin denizle ve yeşille kurduğu ilişkinin en dikkat çekici noktalarından biri. Bugün Kent Ormanı, yürüyüş ve bisiklet yolları, kıyısı ve rekreasyon alanlarıyla tanınan bölge, yıllar içerisinde önemli bir dönüşüm geçirdi. Kentin çeperindeki açık alan kimliğinden moloz döküm sahasına, oradan da İzmir’in en büyük yeşil alanlarından birine uzanan İnciraltı’nın değişimi, İzmir’in kentleşme hikâyesinden de izler taşıyor.

68a70eb3f1157.webp

İZMİRLİNİN KENTTEN UZAKLAŞMADAN NEFES ALDIĞI BÖLGE

İnciraltı, konumu sayesinde İzmir merkezinden fazla uzaklaşmadan denize ve açık alanlara ulaşılabilen bölgelerden biri oldu. Kentin büyümesiyle çevresindeki yapılaşma artarken İnciraltı’nın geniş açık alanları, kıyısı ve doğal dokusu bölgeyi diğer yerleşimlerden ayırdı.

İnciraltı denildiğinde zaman içerisinde piknik, deniz kıyısında vakit geçirme, balık tutma ve açık havada dinlenme kültürü öne çıktı. Bölgenin kıyı karakteri, İzmirlinin kent hayatından kısa süreliğine uzaklaşabileceği bir rekreasyon alanı kimliği kazanmasında etkili oldu.

Ancak İnciraltı’nın bugünkü yeşil görünümüne ulaşması doğrudan gerçekleşmedi.

BİR DÖNEM MOLOZ DÖKÜM ALANIYDI

Bugün binlerce ağacın bulunduğu İnciraltı Kent Ormanı’nın yer aldığı kıyı kesiminin geçmişindeki en çarpıcı ayrıntılardan biri, alanın 1999 yılına kadar moloz depolama sahası olarak kullanılması. İzmir Büyükşehir Belediyesi verilerine göre Üçkuyular İskelesi’nden Yenikale Burnu’na uzanan geniş kıyı bölgesi daha sonra bütüncül olarak ele alınarak yeniden düzenlendi.

İnciraltı’nın dönüşümünde önemli adım ise 2004 yılında atıldı. Yaklaşık iki yıl süren ağaçlandırma ve peyzaj çalışmalarının ardından molozların bulunduğu kıyının yüz binlerce metrekarelik bölümü yeşil alana dönüştürüldü.

Böylece yıllarca kentin atıklarının bırakıldığı bir alan, İzmirlinin yeniden denizle buluşabileceği bir yere dönüşmeye başladı.

BİNLERCE AĞAÇLA YENİ BİR İNCİRALTI DOĞDU

Bölgedeki en büyük değişim İnciraltı Kent Ormanı’nın oluşturulmasıyla yaşandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, deniz kıyısındaki yaklaşık 2 milyon metrekarelik alanı düzenlerken bunun 622 bin metrekarelik bölümünü ağaçlandırdı.

Üçkuyular İskelesi’nden Yenikale Burnu’na kadar uzanan alanda yürüyüş ve bisiklet yolları, meydanlar ve piknik alanları oluşturuldu. Kent Ormanı, 2006 yılında İzmirlilerin kullanımına açıldı.

Dönüşüm yalnızca birkaç ağaç dikilmesiyle sınırlı kalmadı. Bölgenin tuzlu toprak yapısına rağmen yıllar içinde on binlerce ağaç ve çalı toprakla buluşturuldu. 2018 yılına ait belediye verilerinde Kent Ormanı'nda 20 bin 659 ağacın bulunduğu belirtiliyordu.

Böylece İnciraltı’nın kıyı ve açık alan karakteri, büyük bir kent parkı kimliğiyle birleşti.

DENİZ KIYISINDAKİ YAŞAM DA KORUNDU

İnciraltı’nın değişen yüzünün yanında bölgenin denizle kurduğu bağ da devam etti. Kent Ormanı düzenlemeleri sırasında kıyıdaki balıkçı barınağı korundu. Balık tutanların kullanabilmesi için kıyıda düzenlemeler yapılarak gölgelikler oluşturuldu.

Bu yönüyle İnciraltı, modern rekreasyon alanları oluşturulurken eski kıyı alışkanlıklarının da yaşamaya devam ettiği noktalardan biri haline geldi.

Yürüyüş yapanlar, bisiklete binenler, piknik için gelen aileler ve kıyıda oltasını denize atan balıkçılar aynı bölgede buluşmaya başladı.

İNCİRALTI YALNIZCA BİR MESİRE ALANI DEĞİL

İnciraltı’nın değeri yalnızca insanların kullandığı yeşil alanlardan kaynaklanmıyor. Kent Ormanı'nın hemen batısındaki Çakalburnu Lagünü, bölgenin doğal yaşam açısından önemini artırıyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 2024 Sürdürülebilirlik Raporu'na göre Çakalburnu Lagünü, Türkiye'de sayıları azalan korunmuş kıyı lagünlerinden biri. Kent Ormanı ve lagün birlikte çok sayıda kuş, böcek, sürüngen ve memeli türü için yaşam alanı oluşturuyor.

Bölgedeki doğal yaşamın korunmasına yönelik çalışmaların geçmişi de eskiye dayanıyor. 2006 yılında lagüne tatlı su verilerek flamingo, balıkçıl ve diğer kuş türlerinin yaşam alanlarının desteklenmesine yönelik çalışma başlatılmıştı.

Bu nedenle İnciraltı bugün yalnızca İzmirlinin hafta sonu vakit geçirdiği bir yer değil, kent merkezinin hemen yanında varlığını sürdüren önemli bir ekolojik alan niteliği de taşıyor.

SAYFİYE ANLAYIŞI DEĞİŞTİ, İNCİRALTI KALDI

İzmir büyüdükçe kentlinin dinlenme ve eğlenme alışkanlıkları da değişti. Otomobiller, alışveriş merkezleri, yeni konut bölgeleri ve farklı sosyal yaşam alanları kentin gündelik hayatına girdi. İnciraltı ise bu dönüşüm içerisinde farklı bir kimliğe büründü.

Bir zamanların kentin dışına çıkılmış hissi veren kıyı bölgesi, bugün yoğun yapılaşmanın hemen yanı başında kalan büyük bir yeşil alan konumunda. Eski sayfiye anlayışının yerini yürüyüş, bisiklet, spor, piknik ve doğayla buluşma gibi modern kent yaşamının rekreasyon alışkanlıkları aldı.

İnciraltı'nın hikâyesindeki belki de en dikkat çekici değişim ise birkaç on yıl içerisinde yaşandı. Bir dönem molozların döküldüğü kıyı, 2000'li yıllarda başlayan dönüşümle İzmir'in denizle yeşili bir araya getiren en önemli kamusal alanlarından birine dönüştü. Bugün İnciraltı, geçmişteki sayfiye ruhunu başka bir biçimde sürdürürken İzmir'in hızla değişen kent yaşamı içerisinde nefes alınabilecek alanlardan biri olmaya devam ediyor.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.