1. YAZARLAR

  2. Pınar Yeşiltay Sevim

  3. Kendini seviyor musun anne?
Pınar Yeşiltay Sevim

Pınar Yeşiltay Sevim

Yazarın Tüm Yazıları >

Kendini seviyor musun anne?

A+A-

 

“Başka bir insanı, kendinizden daha çok sevemezsiniz. Bu nedenle başkalarını sevebilmek için, önce kendimizi sevmeyi öğrenmek gerekir.”

Kızım Anne ben seni çok seviyorum, sen de kendini seviyor musun? diye ansızın sorunca uzun uzun düşündüm GERÇEKTEN SEVİYOR MUYUM KENDİMİ diye.

Sahi neydi kişinin kendisini sevmesi? Neden sever ya da sevmezdi ki?

Kişinin kendisini sevmesi; bir bütün olarak varlığından memnuniyet duyması ve hiçbir şeyden şikayetçi olmaması değildir. Kişinin kusurlarının farkında, gelişime açık olarak bilinçli bir farkındalıkla kendinden hoşnutluk duymasıdır bence öz sevgi. Kendi kendini motive edebilmesine imkan tanıyan bir ateşleyicidir. Kusur ve eksiklikleri geliştirme hatta sevebilme becerisidir. Kendisi ile barışık olma, kendisine gülebilme, karşısına çıkan sorun ve problemlerde sakin kalıp düşünebilme; acı ve kayıplarını kabullenip acı ile baş edebilmektir.

Kendini kabullenmek ve onaylamak basitken neden toplumda sıklıkla görmüyoruz kendini seven, kendisine öz saygısı olan bireyleri?

Hatta zaman zaman öz değeri ve farkındalığı olan insanları narsistlikle suçlar olduk. Oysa narsizm tam anlamıyla bir kendine odaklanma, salt kendi mutluluğu ve çıkarı için insanları maniple etme hastalığı. Tam karşılığını psikiyatride bulmak mümkün narsizmin. Sigmund Freud Narsisizmi ‘Dış dünyadan soyutlanan libidonun (cinsel enerji) egoya (ben) yönlendirilmesi’ şeklinde açıklamıştır. Yani libidonun büyük bir depoda toplanır gibi egoda toplanması halidir bir anlamda. Narsistik kişilik bozukluğu olanlar her ne kadar kendilerine odaklı olarak yaşasalar ve kendilerinin en akıllı, en zeki, en güzel gibi tüm sıfatların sahibi olduğunu yansıtsalar da aslında özlerinde kendilerini sevmez ve eksikliklerinin üstlerini kapatmak için maskeler kullanırlar. Kuramadıkları güvenli bağları ötekileştirir ve karşılarındaki insanları hor görerek yıpratırlar. Oysa gerçekten kendini seven ve öz değer sahibi kişiler başkaları ile uğraşmak yerine kendilerine odaklanır ve kendilerini iyileştirip geliştirmek için vakit harcarlar. Diğer kişiler ile olan iletişimleri sakin, saygılı ve ölçülüdür. Hani büyüklerimiz demiş ya “Kişi kendinden bilir işi diye” işte kendilerini seven insanlar da yola kendilerinden aldıkları sevgi ile çıkarlar.

İçten gülümseyen, kusurlarını bilen kabullenen ve değişmesi gerektiğini düşündükleri yönlerini olduğu gibi kabul edip bunu bir depresyon malzemesi yapmayan kişilerdir öz değer odaklı kendini seven kişiler. Kendilerini ve çocuklarını başkaları ile kıyaslamak, mevcut karakterinin dışında yapacık davranmak gibi rollere bürünmezler. Kendilerine fiziksel kusurlarına, sağlık sorunlarına, ekonomik durumlarına rağmen ağız dolusu gülebilen, hedeflerine ulaşmak için hiç bir bahanenin ardına sığınmayan yani “hayat kaçağı” olmayan kişilerdir.

Çocuklarını yetiştirirken elalemin ne diyeceğini değil çocuğunun gereksinimini önemseyen, başkalarının ne aldıkları ya da yaptıklarını saplantı haline getirmektense “ben ne yapabilirim” diye kendisine sorabilen, güldüğünde samimi öfkesinde kontrollü yerine göre otoriter ama her daim sevgiyle hareket edebilen ebeveynlerdir aynı zamanda. Çocuklarını da kendileri gibi öz değerli yetiştirirler.

Kendini Sevmek ve Kendini seven öz değerli çocuklar yetiştirmek için adımlar:

Bilinçli Farkındalık Düzeyinizi arttırın: Kendinize, çevrenize ve hayata karşı gerçeklerin,  arzu istek ve gereksinimlerinizin farkında olun. Hangi durumlarda neler hissettiğinizi, çocuğunuzun olaylar karşısındaki tepkilerini gözlemleyin ve mevcut durumlarda sakin ve çözüm odaklı olabilmeyi tercih edin. Başkalarının beklentileri değil kendi istek ve gereksinimlerinizi öncelikle haline getirin. Mümkün olan her fırsatta kendi tercihlerinizi ön plana çıkarın ve asla “fark etmez” gibi cümleler kurarak kendi tercih hakkınızı başkalarına devretmeyin.

Gereksinimlerinizi belirleyin ve o doğrultuda hareket edin: Sevgi ne ebeveyn, ne eş, ne  de diğer kişilerin dileklerini yerine getirmek için kendini feda etmek değildir. Sevdiğiniz kişilerin ihtiyaçlarına cevap verebilirsiniz ancak onların istekleri doğrultusunda yaşamak zorunda değilsiniz. Önceliğiniz her zaman kendi gereksinimleriniz olsun.

Görünüş ve öz bakımınıza dikkat edin: Kendinizi daha çok sevmenin bir yolu da, temel ihtiyaçlarınıza daha çok önem vermektir. Kendilerini seven insanlar kendilerine iyi bakar, spor beslenme ve sağlıklı aktivitelerle kendilerini yenileyerek hem motive olur hem de zinde kalırlar. Bu nedenle uyku düzeni, bağımlılık yapan sigara gibi keyif verici uyaranlardan uzak durma, diş - saç bakımı gibi sosyal hayatımızı da psikolojik olduğu kadar etkileyen hususlara dikkat edilmelidir. Büyük bir burnunuzun olmasını engelleyemeyebilirsiniz ancak temiz bir cilt ve sıkı gözenekler için bakım yaparak mevcut durumu daha sevimli hale getirip farklılıklarınızı sevmeyin deneyebilirsiniz. Ayrıca böylece çocuğunuza öz bakım ve kişisel farklılıklar noktasında da öne olacağınızı unutmayın.

Sınırlarınızı bilin ve aşmayın: Sınırlarını belirleyen ve fiziksel duygusal ya da manevi olarak mevcut tınılarını koruyabilen kişiler kendilerine daha fazla saygı duymakta ve kendilerini sevebilmektedir. Kendisini seven kendisi ile barışık kişiler salt karşısındaki kişi kırılmasın diye evet demez, yeri gelince “Hayır” sözcüğünü kullanabilirler. Siz de sınırlarınızı belirleyerek hem kendinizi hem de çocuğunuzu istismardan koruyabilirsiniz.

Enerjisi düşük insanlardan ve ortamlardan uzak durun: Enerjinizi yüksek tutmak ve motivasyonunuzu korumak için sizi aşağıya çeken insan ve ortamlardan kurtulun. Sizin kendinize verdiğiniz değeri karşınızdaki kişinin verdiğini düşünmüyorsanız o kişilerle iletişiminizi koparın.

Kusurlarınızı fırsata çevirin: Eğer fiziksel bir engeliniz ya da sağlık sorununuz varsa o alandaki insanlarla bir araya gelerek bir sivil toplum örgütü kurabilir, mevcut br derneğe üye olarak sosyalleşebilirsiniz. Ya da o kocaman burnunuz bir tiyatro ya da sinema oyunculuğunun kapısını açabilir size. Yeter ki kusurlarınızı tespit edin ve imkanlarınız ölçüsünde neler yapabilir diye düşünün. İlla ki mutlu olup iyi hissedeceğiniz, kendinizi sevmenize vesile olacak bir yön bulacaksınız. Yeter ki isteyin.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.