KRİPTO PARANIN HUKUKİ BOYUTU

KRİPTO PARANIN HUKUKİ BOYUTU

Elif Akar yazdı

Kripto para küreselleşmeyle beraber hayatımıza giren yeni bir kavram. Dolayısıyla da henüz hukuki olarak tam anlamda bir temele oturmuş değil. Ülkeler kripto paranın yaygınlaşmasıyla beraber birtakım düzenlemeler yapma yoluna gitmeye başladıysa da tam anlamıyla bir kripto para hukukundan şu an için bahsedemeyiz. Bu haftaki köşe yazımda kripto paraların hukuki durumundan söz etmek istiyorum. 

Kripto para blockchain teknolojisi ile üretilen, hiçbir merkezi otoriteye ya da aracı kuruma bağlı olmayan anonim bir şekilde çıkarılabilen sanal para birimidir. Hukukumuzda kripto paranın tanımı 16 Nisan 2021’de TCMB’nin çıkardığı Yönetmeliğe kadar yapılmış değildi. Yönetmelikte tanım yapılana kadar kripto paranın elektronik para, menkul kıymet veya emtia olarak nitelenebileceğine ilişkin çeşitli görüşler vardı. Fakat çıkarılan Yönetmelikle bir tanım yapılmış ve bu konudaki tartışmaların bir nebze de olsa önüne geçmeye çalışılmıştır. Kripto paranın yönetmelikteki tanımı şu şekildedir: dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ancak itibari para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilemeyen gayrimaddi varlıklardır. Dolayısıyla artık kripto paranın menkul kıymet, elektronik para gibi nitelikleri olduğundan bahsedemeyiz. Kripto paraların kendine özgü bir statüsü olduğu kabul edilmelidir. Bu durum kripto paralarla ilgili özel bir düzenleme yapılması gerekliliğini de beraberinde getirir. Bu kendine özgü yapının ne şekilde düzenleneceğini ise önümüzdeki günlerde göreceğiz diye düşünüyorum.

Kripto paraları kişiler yatırım, değişim veya ödeme aracı olarak kullanmaktadır. Bu işlemler de sözleşme yapma özgürlüğü kapsamında sözleşme yapma ve malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunma hakkına dayalı olarak yapılmaktadır. Bu nedenle kripto paraların dava konusu olabileceğini söylemek mümkündür. Halihazırda kripto paralarla ilgili açılmış çeşitli davaların olduğunu da söyleyebilirim. Bu kapsamda kripto para şirketlerine veya özel kişilere karşı kripto paraların tescili, kripto paralar üzerinden dolandırıcılık veya kara para aklama gibi çeşitli davalar mevcuttur. 

kapak_003829.jpg

Kripto para piyasası spekülatiftir. Dolayısıyla piyasada meydana gelen dalgalanmalar neticesinde kişilerin paralarının zaman zaman değer kaybetmesi mümkündür. Kişiler de bu riskleri göz önüne alarak işlem yapar. Piyasanın özelliği gereği mevcut riskten dolayı bir kayıp meydana gelmişse buna ilişkin bir şikayet veya başvuru imkanı olduğu söylenemez. Fakat kişinin kaybı piyasanın doğasından değil de kripto para şirketinin veya bir başka kişinin etkisi nedeniyle doğmuşsa bu durumda kişinin başvuru hakkının doğduğu söylenebilir. Kullanıcı, kripto para şirketinin veya bir üçüncü kişinin kusuruyla parasını kaybetmişse bunun tazminini isteyebilir. Dolandırıcılık gibi haksız bir eylemle kişinin aldatılması sonucu meydana gelen bir zarar söz konusuysa bu durumda cezai sorumluluktan bahsetmek de mümkündür. 

Kripto paralar doğası gereği belli bir merkeze bağlı değildir, anonim bir şekilde çıkarılabilirler. Dolayısıyla da çoğu zaman dava açma yoluna gitsek bile karşımızda bir muhatap bulmak oldukça güçtür. Bu nedenle kişiler kripto para yatırımı yaparken güvenilir, tescilli şirketler üzerinden işlemlerini yürütmelidir. Aksi takdirde herhangi bir olumsuzluk halinde karşısında herhangi bir muhatap bulması bazen mümkün olmayacaktır. Bu durumda da hakkını koruma imkanı önemli ölçüde azalacaktır.

Kripto paraların haczi ile ilgili henüz bir yasal düzenleme olmasa da bir kripto para kullanıcısının kripto para cüzdanına haciz konulmasına ilişkin kripto para şirketlerinden birine(BTCTürk) yapılan başvuru üzerine şirket kullanıcılarını, adli makamların kendisine müzekkere yollayarak kullanıcıların cüzdanları ile ilgili bilgi talebinde bulunması halinde adli makamlara bilgi vereceğini duyurmuştur. Dolayısıyla kripto para şirketlerine de 89/1 uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilebilir ve kripto paralar üzerine de haciz konulabilir. Nitekim İstanbul 14. İcra Dairesi de kripto paraların haczinin kabil olduğunu kabul ederek bir kullanıcının kripto para cüzdanına haciz koydurmuştur. Ayrıca kripto paraların miras yoluyla kullanıcının mirasçılarına intikalinin mümkün olduğuna ilişkin yargı kararları da mevcuttur.

Günümüzde kripto para artık hayatımızın bir parçası haline gelmiş durumda. Türkiye kripto para işlemlerinde Dünyada ilk sıralarda gelmekte. Dolayısıyla ülkemizin kripto para hacmi çok yüksek. Bu durum bir düzenleme yapma zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir. Halihazırda kripto paraların vergilendirilmesine ilişkin düzenleme yapma çalışmaları devam etmekte, bunun yanı sıra SPK’nın da kripto paralarla ilgili düzenleme yapacağına ilişkin bir açıklaması da mevcut. Fakat maalesef kapsamlı bir düzenlemeye henüz sahip değiliz. Kripto paralarla ilgili ilk yasal düzenleme ise geçtiğimiz günlerde TCMB tarafından yapıldı. 16 Nisan 2021’de çıkarılan Yönetmelikte kripto paranın tanımı yapıldı ve kripto paraların ödeme aracı olarak kullanılamayacağı düzenleme altına alındı. Bu düzenlemeden birkaç gün önce Royals Motor Türkiye kripto para ile otomobil satışı yapacağını açıklamıştı, getirilen ilk düzenleme ile bu gibi gelişmeleri destekleyici düzenlemeler yapma yoluna gitmek gerekirken yasaklayıcı düzenlemeler getirilmesini yeni ekonomik düzende ülkemizi çağın gerisinde bırakacağından olumsuz olarak değerlendirmekteyim. Bu kadar önemli bir kripto para hacmine sahip olan bir ülkenin daha çok geliştirici ve kullanıcıların haklarını güvence altına alacak düzenlemeler yapması gerektiğini düşünüyorum. Yapılacak bir düzenleme ile kripto paraların yasal bir zemine oturtulması gerektiği kanaatindeyim.

Kripto para alım satımlarının önemli ölçüde artmasıyla beraber akıllı sözleşme kavramı da ön plana çıktı. Akıllı sözleşmeler, bir arabulucu hizmetinden faydalanmaksızın para, mülk, hisse senedi veya değerli herhangi bir şeyi şeffaf, anlaşmazlıktan uzak bir şekilde değiştirmeye yardımcı olan bir sisteme sahiptir. Blockchain teknolojisiyle belirli bir kod vasıtasıyla kişiler arasında uçtan uca gerçekleştirilen sözleşmeleri kendiliğinden icra etme kabiliyetine sahip olan akıllı sözleşmelerin hukuki sorunların önüne geçebileceği fikri yaygınlaşmaktadır. Fakat bu doğru bir yaklaşım değildir. Şöyle ki kişilerin kodu asıl sözleşme yapmak istedikleri kişiden başka bir kişiye göndermesi veya sözleşme miktarının yanlış girilmesi gibi hatalar yapma olasılığı vardır. Oysa blockchain teknolojisi sözleşmeyi bir kere kurduktan sonra yeni bir sözleşmeye yapmaya veya sözleşmeyi iptal etmeye imkân sağlamamaktadır. Bu durumda hatalı sözleşme de kendiliğinden icra edilecek ve hak kayıplarına sebebiyet verecektir. Yine mücbir sebep, zor durum gibi ifa engellerinin de meydana gelmesi mümkündür. Blockchain teknolojisinin bu durumda da yapabileceği bir şey yoktur. Tüm bu sebeplerle akıllı sözleşmelerin hukuki sorunları azaltabileceğini düşünmemekte tam aksine daha da arttıracabileceği kanaatindeyim. 

Günümüzde kripto paranın hukuki durumunu bu şekilde değerlendirebiliriz. Fakat hayatımıza daha yeni yeni dahil olan bu kavramın zaman içerisinde hukuk sistemlerini de geliştirerek yasal olarak daha güvenceli bir konuma getirileceğini düşünmekteyim.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.