Makam değil gönüllere dokunabilmek!
Arif Çayan yazdı; Makan değil gönüllere dokunabilmek!
Siyasette başarı bazen büyük projelerle, dev yatırımlarla ya da yüksek bütçelerle ölçülür. Oysa toplumun hafızasında yer eden bazı anlar vardır ki ne rakamlarla anlatılabilir ne de siyasi söylemlerle… Çünkü onlar, doğrudan insanın kalbine dokunur.
Bugün birçok ilçe başkanı yaşadığı ilçede karşılaşılan sorunlara karşı sessiz kalmayı tercih ederken, bazı isimler ise imkanlarını vatandaşın mutluluğu için seferber etmeyi seçiyor. İşte AK Parti Narlıdere İlçe Başkanı Yusuf Aydın’ın gerçekleştirdiği toplu sünnet organizasyonu da tam olarak bu anlayışın bir örneği oldu.
Yirmi dört çocuğun hayatında unutamayacağı bir günü gerçeğe dönüştürmek… Belki dışarıdan bakıldığında sıradan bir organizasyon gibi görülebilir. Ama o çocukların gözlerindeki heyecanı, ailelerinin yüzündeki gururu ve mutluluğu görebilenler için bunun çok daha büyük bir anlam taşıdığı açıktır.
Her aile aynı ekonomik imkanlara sahip değil. Bugün bir çocuğun sünnet düğününü yapmak birçok aile için ciddi bir mali yük haline gelmiş durumda. Böyle bir dönemde çocukların yüzünü güldüren, ailelerin yükünü hafifleten ve onların sevincine ortak olan her adım, sosyal belediyecilikten ya da sosyal siyaset anlayışından çok daha öte, vicdani bir sorumluluğun yansımasıdır.
Programda mehter gösterileri vardı, Hacivat-Karagöz vardı, palyaçolar vardı, müzik vardı… Ama aslında en değerli görüntü, çocukların gözlerindeki mutluluktu. Çünkü çocukların gülümsemesi hiçbir alkışla ölçülemez.
Toplumun bugün en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri de budur. İnsanların sadece seçim dönemlerinde değil, hayatlarının en özel günlerinde de yanlarında olabilmek… Bir fotoğraf karesi için değil, bir çocuğun yıllar sonra bile tebessümle hatırlayacağı bir hatıra bırakabilmek…
Siyaset, yalnızca kürsülerden konuşmak değildir. Siyaset bazen bir yetimin başını okşamak, bazen yaşlı bir insanın elini tutmak, bazen de bir çocuğun en mutlu gününe ortak olabilmektir.
Narlıdere’de gerçekleştirilen bu organizasyonun en önemli tarafı da budur. Gösterişten uzak ama gönüllere dokunan bir dayanışma örneği…
Keşke bu anlayış yalnızca bir ilçeyle sınırlı kalmasa…
Keşke İzmir’in dört bir yanındaki tüm ilçe başkanları da bulundukları ilçelerde sadece siyasi tartışmalarla değil; sosyal dayanışma projeleriyle, çocukların, gençlerin ve ihtiyaç sahibi ailelerin hayatına dokunan çalışmalarla anılsa…
Çünkü insanlar, makamları değil; kendilerine uzanan samimi eli hatırlar.
Ve unutulmamalıdır ki bazen bir çocuğun yüzündeki tebessüm, kazanılan en büyük siyasi başarıdan çok daha kıymetlidir.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.