Aysel Ateş Abdullazade

Aysel Ateş Abdullazade

Onlara iyi bakın

Merhaba sevgili Medya Ege okuyucuları!

Bugün bir konu üzerine sizinle konuşmak, paylaşmak istedim. Çocuklar hepimizin ışığı, geleceği olduğu için onların eğitilmesinde, terbiyesinde ve yetiştirilme tarzında özen göstermek en ümde vazifemizdir. Güzel yetiştirilen çocuklar toplumda güzel yerlere gelecektir. Anne babalar ne kadar bilinçli olursa, biryler o kadar mutlu ve başarılı olur. Başarı elde etmenin mutlulukla ilgisi olduğunu düşünürüm hep. Mutlu bireyler, sakin, rahat yaşayan insanlar başarıya daha hızlı ulaşır.

Çocuklarınızın terbiyesinde ahlak kaideleri ve onları benimsemek çok önemlidir. Siz de tasvip edersiniz ki ahlak, toplum için yönetici konumdur. Ahlaktan yoksun toplumlar sağlıklı bireyler oluşturamaz. Ahlak dediğimiz şey sadece "olur olmazlar" değil elbette. Davranış şekilleri, nezaket, topluma zarar vermemek ve ya zarar vermeden yapılan eylemlerin belirginliği, düzgün karakter, başkasının hayatına karışmamak ve yargılamamak, tüm konularda önyargılı davranmaktan çekinmek, sağlam duruş sergilemek, adaletli olmak ve adaleti sağlamak adına susmamak ve.s. Tüm bunlar ahlak dediğimiz nesneyi var eden şeylerdir. Bu kriterleri kişiliğine yansıtan ve kişiliğinde pekiştiren bireyler sağlıklı hayat yaşar ve yaşatır.

Peki tüm bunlara sahip olmak, kısacası sağlıklı bir birey yetiştirmek için neler yapılmalı?

Çocuğunuzu hiçbir zaman ezmeyin. Onların fikrine, düşüncesine saygı duyun, onları dinleyin. Onların birey olduğunu unutmayın.

Çocuğunuzu başkaları ile kıyaslamayın. Bu, onlarda yetersizlik duygusu oluşturur ve hayatı boyunca bu travma ile yaşamaya mahkum olur.

Çocuklarınızın yanında kötü sözler, argo kelimeler kullanmayın, başkası hakkında dahi olsa bu kelimeleri onların yanında dile getirmeyin.

Onlara maksimum sevgi ile sarılın. Vere bileceyiniz en büyük hazine bu sevgi olacaktır. Mutlu çocuklar mutlu toplum yaratır.

Çocuklarınız arasında ayrımcılık yapmayın. Özellikle cinsiyet ayrımcılığına hayır. Bu konuda çok dikkatli olmak gerek.

Zayıf, yorgun, sürekli halsiz, okula gitmek istemeyen çocuklarınız ile konuşun. Mutlaka birşeyler bulacaksınız.

Çocuklarınıza yasaklar koymayın. Olmazları neden olmaz diye izah ederek algılamasına ve bu algı ile yapılmaması gerektiğine inandırarak öğretin.

İki gün önce bir baba oğul mağazada geziyordu. Çocuğa bardak alacaklardı. Çocuk 5-6 yaşlarında idi. Bir bardak seçti ve onu almak istediğini söyledi. Baba çocuğa hiç etik olmayan kelimelerle hitap ediyor. Sürekli bu hitapları kullanıyor. Çocuğun adı Ahmet. Ahmet'in önüne, benim şu an sizlere söyleyebileceğim en "iyi" kelimesi şerefsiz sözünü ekliyor. Bir çocuğa böyle hitap edildiğini düşünün. Bir baba neden böyle bir eylemde bulunur? Ben söyleyeyim; yarım kalmış çocukluk, çeşitli travmalar, kişilik bozukluğu, düzensiz yetiştirilme tarzı ve sayabileceğim bir çok neden var. Bu sebepten bizim gibi toplumlarda çocuklar sağlıksız psikoloji ve çeşitli travmalarla büyüyor. Bu da toplumun "çürük" tarafını oluşturuyor. Biz o çürükleri iyileştirmek, saflaştırmak adına çabalıyoruz. Kimi sözü, kimi işi, kimi hareketi, kimi de benim gibi kalemi ile.

Çocuklarımıza iyi bakın...

Önceki ve Sonraki Yazılar