Kınık’ta bugün tartışılan mesele yalnızca bir pazar yerinin nerede kurulacağı meselesi değildir.
Mesele; yaklaşık 70 yıldır ilçe merkezinde kurulan pazarın geleceği, yüzlerce esnafın geçimi ve Kınık çarşısının ekonomik canlılığıdır.
2 Eylül 2026 tarihli Kınık Belediye Meclisi toplantısında alınan kararla pazar yerinin İsmet İnönü Caddesi ve Evren Caddesi’ne taşınması tartışmaların fitilini ateşledi.
Burada sorulması gereken çok açık bir soru var:
Bu karar alınırken çarşı esnafının sesi gerçekten dinlendi mi?
Esnafın anlattığına göre kabul ettikleri şey, meydan ve altyapı çalışmaları tamamlanıncaya kadar sürecek geçici bir taşınma. Tepkinin asıl nedeni ise bu geçici durumun kalıcı hale geleceği yönündeki endişe.
Eğer durum buysa, belediye yönetiminin yapması gereken de son derece basit:
Çıkıp açıkça anlatmak.
Pazar geçici olarak mı taşınıyor, kalıcı olarak mı?
Meydan düzenlemesi tamamlandığında pazar eski yerine dönecek mi, dönmeyecek mi?
Bu kadar önemli bir konuda esnafın kafasında soru işareti bırakmak doğru değildir.
200'DEN FAZLA ESNAFIN GELECEĞİ SÖZ KONUSU
Çarşı esnafının ortaya koyduğu “Pazar giderse merkezdeki 200'den fazla esnaf zarar görür” iddiası hafife alınamaz.
Çünkü pazar yalnızca tezgâhların kurulduğu bir alan değildir.
Pazara gelen vatandaş kasaba uğrar, manavdan alışveriş yapar, kahvesini içer, lokantaya girer, kırtasiyeden ihtiyacını alır, çarşının diğer esnafına müşteri olur.
Yani pazarın oluşturduğu ekonomik hareketlilik bütün çarşıya yayılır.
Böylesine köklü bir düzeni değiştirecekseniz bunun ekonomik etkisini de ortaya koymak zorundasınız.
Kaç esnaf etkilenecek?
Yeni pazar alanına ulaşım nasıl sağlanacak?
Çarşıdaki ticari hareketlilik ne kadar azalacak?
Bunların hesabı yapıldı mı?
Yapıldıysa kamuoyuyla paylaşılmalı.
OTOPARK SORUSUNA DA CEVAP VERİLMELİ
Bir başka ciddi tartışma otopark meselesi.
Esnaf, yeni meydan projesinde yeraltı otoparkı bulunmamasını eleştiriyor. Öğretmenevi, düğün salonu, çevrede yaşayan vatandaşlar ve çarşıya gelen insanların araçlarını nereye bırakacağı soruluyor.
Bunlar cevap verilmesi gereken makul sorular.
Bir meydanı güzelleştirirken çevresindeki ulaşımı kilitlerseniz yapılan yatırımın başarısı da tartışılır hale gelir.
Çağdaş kent planlaması yalnızca güzel taş döşemek, peyzaj yapmak değildir. Ulaşımı, otoparkı, esnafı, yayayı ve bölgenin ekonomik hayatını birlikte planlamaktır.
FESTİVAL OLUYORSA PAZAR NEDEN OLMUYOR?
Esnafın dikkat çektiği bir başka konu ise Hasat Festivali.
Tadilat çalışmaları gerekçe gösterilerek pazarın taşınması gündeme gelirken festival kapsamında sahne ve stantların aynı bölgenin yakınında kurulabilmesi doğal olarak şu soruyu doğuruyor:
Festival organizasyonu yapılabiliyorsa haftada bir gün kurulan pazar neden aynı bölgede devam edemiyor?
Bunun teknik bir gerekçesi varsa belediye açıklamalı.
Çünkü açıklanmayan her karar beraberinde söylentiyi getirir.
“RANT” İDDİASI VARSA BELGESİYLE ORTAYA KONULMALI
Esnaf temsilcisi Gamze Nur’un dile getirdiği en ağır soru ise alternatif pazar alanının çevresindeki yeni inşaatlara ekonomik avantaj sağlayıp sağlamayacağı yönünde.
Burada çizgiyi doğru çekmek gerekiyor.
Ortada kanıtlanmış bir durum bulunmadan herhangi bir kişiyi veya kurumu “rant sağlamakla” suçlamak doğru olmaz.
Ancak vatandaşın böyle bir şüpheyi dile getirmesi de belediye yönetimi açısından görmezden gelinecek bir mesele değildir.
Tam tersine yapılması gereken şeffaflıktır.
Yeni yer neden seçildi?
Hangi teknik rapora dayanıldı?
Esnafla kaç toplantı gerçekleştirildi?
Alternatif alanların avantaj ve dezavantajları değerlendirildi mi?
Varsa raporları açıklayın.
Şeffaflığın olduğu yerde söylenti yaşayamaz.
BAŞKAN SEMA BODUR’UN YAPMASI GEREKEN ÇOK AÇIK
Kınık Belediye Başkanı Sema Bodur’a yönelik eleştirilerin merkezinde bugün tek bir mesele bulunuyor:
Esnaf geleceğini bilmek istiyor.
Bu nedenle tartışmayı siyasi kamplaşmaya çevirmek yerine esnafın karşısına çıkıp bütün süreci açık biçimde anlatmak gerekiyor.
Çünkü belediye yönetmek yalnızca mecliste çoğunluğu sağlayıp karar almak değildir.
Belediyecilik, aldığınız kararın bedelini ödeyecek insanları da dinlemektir.
Yetmiş yıllık bir pazarın kaderi değiştirilirken “Biz karar verdik, olacak” anlayışı kabul edilemez.
Hele söz konusu olan insanların ekmek teknesiyse hiç kabul edilemez.
ESNAFIN EKMEĞİ MASA BAŞINDA HESAP KONUSU YAPILAMAZ
Kınık küçük bir ilçe olabilir.
Ama Kınık esnafının ekmeği küçük değildir.
Bir dükkânın kepengini açık tutabilmesi, bir ailenin geçimi demektir.
Bu nedenle pazar yerinin geleceği konusunda belediyenin atacağı her adımın ekonomik ve sosyal sonuçları hesaba katılmalıdır.
Meydan elbette güzelleşsin.
Kınık yatırım alsın.
Altyapı yenilensin.
Festival yapılsın.
Kent gelişsin.
Ama bütün bunlar yapılırken çarşı esnafı yok sayılmasın.
Ve en önemlisi, geçici denilerek başlayan bir uygulama sessiz sedasız kalıcı hale getirilmesin.
Kınık Belediyesi’nin yapması gereken, tartışmayı büyütmek değil belirsizliği ortadan kaldırmaktır.
Esnafın istediği de çok açık:
Meydan çalışmaları tamamlandığında pazar yeniden yıllardır kurulduğu yere dönsün.
Bunun aksi düşünülüyorsa da gerekçesi bütün Kınık’ın önünde açıkça anlatılsın.
Çünkü konu makamların değil, Kınık’ın meselesidir.
Ve hiç kimse unutmasın:
Esnafın ekmeği üzerinden şehir planlaması yapılmaz; şehir, esnafıyla birlikte planlanır.