Usta gazeteci Ahmet Tübcel'den İl Sağlık Müdürüne: "Kanser Çetesi ne oldu?

Temizeller Gazetesi'nin gündeme getirdiği "Kanser Çetesi" iddiaları üzerine İzmir Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul’dan tek bir açıklama gelmedi!

Onca haber yayımlandı. Canlı yayınlar yapıldı. Görgü tanıkları kamuoyunun önüne çıkarıldı. Belgeler tek tek açıklandı. İddialar saklanmadı, süslenmedi, eğilip bükülmedi. Buna rağmen İzmir İl Sağlık Müdürlüğü’nden “İzmir’de kanser çetesi kol geziyor dedik!” başlığına ilişkin tek bir resmî açıklama dahi gelmedi.

Bu suskunluk artık bir tercih hâline mi geldi, yoksa ağır iddialar karşısında sergilenen bilinçli bir kaçınma mı? Kamuoyu bu sorunun yanıtını bekliyor.

Bu sessizlik neyin sessizliği?

Yönetim zafiyetlerini örtmenin mi, yoksa kamuoyuna yansıyan “kanser çetesi” iddialarının gölgesinden çekinmenin mi? Henüz açıklığa kavuşmuş değil. Ancak açıklığa kavuşmayan her gün, soru işaretlerini büyütüyor.

İl Sağlık Müdürü Ayhan Kul, sahaya indiğini söylüyor. Peki sahada ne var?

Fotoğrafçı, kameraman ve jeneriklik görüntüler… Ziyaret edilen her sağlık kuruluşunda aynı kadraj, aynı pozlar, aynı kurgu. Kamera açık, gülümsemeler hazır. Ancak kameraların dışında gerçek bir tablo var:
Koridorlarda bekleyen hastalar, randevu bulamayan yurttaşlar, yönlendirildiğini iddia eden hasta yakınları ve herkesin dilindeki tek soru: “Neden?”

Bu soruların hiçbiri o parlatılmış görüntülere yansımıyor.

TEMİZELLER’in ortaya koyduğu iddialar hafif ya da tali iddialar değildir.

Hasta güvenliği, tıbbi etik, kamu sorumluluğu ve denetim yükümlülüğü gibi hayati başlıklar söz konusudur. Bu konular “iddia” denilerek geçiştirilemez.

Cevap verilir. İncelenir. Soruşturulur. Kamuoyu bilgilendirilir.

Suskunluk bu dosyaları küçültmez; aksine ağırlaştırır.

Yanıt verilmeyen her soru, geciken her açıklama, yönetim sorumluluğunu daha görünür hâle getirir.
İzmir halkı artık reklam filmi değil, somut cevap ve icraat istiyor. Kim biliyordu? Kim sustu? Denetimler yapıldı mı, yapılmadı mı? Yapıldıysa sonuçları nerede? Yapılmadıysa bunun sorumlusu kim?

Ayrıca kamuoyunun yanıt beklediği çok net sorular var:

İzleme ve Değerlendirme Komisyonu kimlerden oluşmaktadır?

Bu komisyonun üyeleri hangi liyakat kriterlerine göre belirlenmiştir?

Komisyonun başındaki Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yıldız, hangi yetkinlik ve deneyimle bu görevi yürütmektedir?

Uzun yıllardır eleştirilen ve çürüdüğü iddia edilen bu sistem daha ne kadar sürdürülecektir?

Denetim görevini ihmal edenler ve görevini kötüye kullandığı iddia edilenler hakkında idari işlem başlatılması düşünülmekte midir?

Yoksa kimseyi rahatsız etmeden, kimseyi ürkütmeden, sorumluluk almadan “zamanı doldurup” yolunuza devam etmeyi mi tercih ediyorsunuz?

Bu sorular polemik olsun diye değil, kamu adına sorulmaktadır.

Şeffaflık bir lütuf değil, kamusal bir zorunluluktur.

Bu şehir cevap bekliyor, Müdür Bey.

Kameralar kapandığında da konuşacak mısınız, yoksa bu suskunluk devam mı edecek?

(Temizeller Gazetesi)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yaşam Haberleri