Torbalı’da iyiliğin adı Kızılay, kadın gücünün adı Ayşe Çoban!
Arif Çayan yazdı.. Torbalı’da iyiliğin adı Kızılay, kadın gücünün adı Ayşe Çoban!
Bir ilçeyi tanımak için yalnızca meydanlarına, caddelerine, yükselen binalarına bakmak yetmez. O ilçede zor durumda kalan bir insanın kimin kapısını çalabildiğine de bakmak gerekir.
Çünkü birlikte yaşamanın asıl karşılığı, birbirimizin hayatından ne kadar haberdar olduğumuzda saklıdır.
Yanı başımızdaki evde yaşanan sıkıntıyı duyabiliyor muyuz? Bir öğrencinin eğitimini sürdürmekte zorlandığını fark ediyor muyuz? Yardım istemeye çekinen bir aileye, onları incitmeden ulaşabiliyor muyuz?
Dayanışma, bu sorulara verdiğimiz cevaplarla anlam kazanır.
Türk Kızılay Torbalı Şubesi’nin çalışmalarını da bu gözle değerlendiriyorum. Gıda ve giyecek desteğinden sosyal markete, kan bağışı kampanyalarından öğrencilere yönelik etkinliklere kadar uzanan her çalışma, ilçede insanların birbirine ulaşmasını sağlayan bir bağ kuruyor.

Bu bağın güçlenmesi için zamanını ayıran, sorumluluk alan herkesi önemsiyorum.
Ayşe Çoban’ın Türk Kızılay Torbalı Şubesi Kadın Başkanlığı görevini üstlenmesini de Torbalı’daki gönüllülük hareketi açısından değerli buluyorum.
Şimdi bu sorumluluğun, kadınların katılımıyla daha geniş bir dayanışmaya dönüşmesini bekliyorum.
BİR GÖREVİN AĞIRLIĞI, TAŞIDIĞI SORUMLULUKTADIR
Gönüllülük çalışmalarında görev almak, insanın kendi hayatında başkaları için yer açmasını gerektirir.
İşiniz vardır, aileniz vardır, yetişmeniz gereken sorumluluklarınız vardır. Bütün bunların arasında tanımadığınız bir insanın derdiyle ilgilenmek, emek ister. Bir ihtiyacı dinlemek, doğru desteği bulmak ve sonuca ulaşıncaya kadar takip etmek sabır ister.
Bu nedenle böyle bir görevin değerini, göreve başlandığı gün yapılan açıklamalardan çok, sonrasında gösterilen devamlılık belirler.
Ayşe Çoban ve birlikte çalışacağı kadınların önünde de bu sorumluluk duruyor.
Torbalı’nın iş hayatında tanınan bir ismin, birikimini ve çevresini gönüllülük çalışmalarına taşıması yeni imkânlar sağlayabilir. Daha fazla hayırsevere ulaşılabilir, daha çok kadın çalışmalara katılabilir, farklı ihtiyaçlara yönelik projeler geliştirilebilir.
Bunun karşılık bulacağı yer ise mahalleler, evler ve insanlarla kurulacak doğrudan ilişkidir.
Çünkü bir ilçenin ihtiyaçlarını öğrenmenin yolu, o ilçenin insanlarını dinlemekten geçer.

KADINLARIN KATILIMI, DAYANIŞMANIN İMKÂNLARINI ARTIRIR
Kadınların sosyal yardım çalışmalarındaki yerini yalnızca merhamet üzerinden anlatmayı eksik buluyorum.
Burada aynı zamanda organizasyon becerisi, deneyim, çözüm üretme gücü ve kararlılık var.
Bir yardım çalışmasının planlanması, bağışların doğru değerlendirilmesi, ihtiyaçların belirlenmesi ve desteğin zamanında ulaştırılması ciddi bir emek gerektiriyor. Kadınların bu süreçlerde daha fazla söz sahibi olması, dayanışmaya yeni fikirler ve çalışma biçimleri kazandırabilir.
Üstelik her yeni gönüllü, çevresinde henüz duyulmamış bir ihtiyacın fark edilmesini sağlayabilir.
Kimi zaman bir komşuluk ilişkisi, kimi zaman okulda yapılan bir görüşme, kimi zaman da dikkatle dinlenen birkaç cümle bir aileye ulaşmanın ilk adımı olur.
Ayşe Çoban’ın başkanlığındaki kadın yönetiminin bu katılımı büyütmesini önemsiyorum. Farklı yaşlardan ve mesleklerden kadınların kendilerine yer bulabildiği bir çalışma ortamı, Torbalı için kalıcı bir kazanım olabilir.
YARDIMIN ÖLÇÜSÜNDE İNSAN ONURU DA OLMALI
Dayanışmayı konuşurken üzerinde özellikle durmamız gereken bir konu var: Yardımın nasıl yapıldığı.
İhtiyaç sahibi olmak, insanın özel hayatından ve saygınlığından vazgeçmesi anlamına gelmez. Destek ulaştırılırken gösterilen özen, o desteğin kendisi kadar kıymetlidir.
Bir ailenin yaşadığı güçlüğü herkesin bilmesi gerekmez. Bir çocuğun aldığı yardımla anılması gerekmez. İnsanlar teşekkür borcu altında bırakılmadan da desteklenebilir.
İyi bir yardım çalışması, ihtiyacı giderirken insanın kendisini güvende ve saygın hissetmesini de sağlamalıdır.
Yapılan çalışmaların kamuoyuyla paylaşılması elbette gönüllülüğü ve bağışları teşvik edebilir. Burada korunması gereken denge, çalışmayı anlatırken yardım alan kişinin mahremiyetine sahip çıkmaktır.
Torbalı Kızılay’ın yeni döneminde bu hassasiyetin her çalışmaya eşlik etmesini diliyorum.
TORBALI’NIN İHTİYACI, DEVAM EDEN BİR DAYANIŞMA
Yardım çalışmalarında en zor meselelerden biri sürekliliktir.
Özel günlerde oluşan ilginin yılın diğer günlerinde de korunması gerekir. Çünkü bir ailenin geçim sıkıntısı takvime göre sona ermiyor. Bir öğrencinin eğitim ihtiyacı, bir yaşlının desteğe duyduğu gereksinim devam ediyor.
Bu nedenle düzenli çalışan, ihtiyaçları takip eden ve verdiği sözün arkasında duran bir gönüllülük anlayışı çok değerli.
Şube Başkanı Ali Yadık’ın, Ayşe Çoban’ın, kadın yönetiminin ve bütün gönüllülerin ortak emeğiyle bu devamlılığın güçlenmesini temenni ediyorum.
Elbette sorumluluk yalnızca onlara ait değil. İş insanlarının, esnafın, bağışçıların ve imkânı ölçüsünde katkı sunabilecek herkesin bu çabaya katılması gerekiyor. Kimi maddi destek verir, kimi zamanını ayırır, kimi de bir ihtiyacın doğru yere ulaşmasına yardımcı olur.
Katılım arttıkça dayanışmanın taşıdığı yük de paylaşılır.
Ayşe Çoban’a ve yol arkadaşlarına başarılar dilerken beklentim, bu ortaklığı büyütmeleri. İnsanların rahatça ulaşabildiği, gönüllülerin fikirlerini paylaşabildiği, ihtiyaçların dikkatle takip edildiği bir çalışma düzeni kurmaları.
Yıllar sonra bu döneme dönüp bakıldığında, yapılan törenlerden çok sürdürülen çalışmaların hatırlanması güzel olur.
Eğitimine devam edebilmiş bir genç, zor günlerini geride bırakabilmiş bir aile, ihtiyaç duyduğunda ulaşabileceği birilerinin olduğunu bilen bir insan…
Torbalı’da verilen emeğin karşılığını ben bu hayatlarda ararım.
Bir ilçede dayanışma, insanlar yardım istemekten çekinmediğinde ve uzanan elin yarın da orada olacağına güvendiğinde kök salar.
Ayşe Çoban’ın ve Kızılay gönüllülerinin bu güveni büyütmesini diliyorum.
Arif Çayan
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.