Fidayda Kılıçkıran

Fidayda Kılıçkıran

Anneler Günü 

Tarihteki ilk anneler günü kutlamaları, antik Yunan’da, tanrıların anası Rhea onuruna düzenlenen bahar kutlamalarına dayandırılabilir. 1600’lerin İngiltere’sinde “Anneler Pazarı” kutlanırdı.

Türkiye'de de kutlanan Uluslararası Anneler Günü'nün kökeni ABD'ye dayanıyor. ilk Anneler Günü töreni, 1908 yılında ABD'nin Batı Virginia eyaletindeki bir kilisede düzenlendi. Bu kutlamadan çok anma töreni Anna Jarvis tarafından düzenlendi. Anna Jarvis, bundan üç yıl önce yine bir Mayıs gününde annesini kaybetmişti. Jarvis, 1908 yılında da annesinin ölüm yıldönümünü takip eden ilk pazar günü kilisede sadece kendi annesi değil, hayatını kaybetmiş tüm annelerin anısına bir tören düzenledi. Törenin düzenlendiği tarih mayıs ayının ikinci pazar gününe denk geliyordu.

  Jarvis, bu tarihten sonra mayıs ayının ikinci pazar gününün Anneler Günü olarak ilan edilmesi için bir kampanya başlattı.

Aynı yıl içerisinde ABD Kongresi, Anneler Günü'nün resmi tatil olmasını öngören bir karar tasarısını reddetti.

Ancak 1911 yılına gelindiğinde tüm eyaletlerde tatil olmasa da özel bir gün olarak kabul edilmiş haldeydi.

ABD Başkanı Woodraw Wilson, 1914 yılında yayınladığı kararname ile mayıs ayının ikinci pazarını Anneler Günü ve resmi tatil ilan etti.

Daha sonra dünyadaki birçok ülke bu tarihi Anneler Günü olarak kutlamaya başladı.

Türkiye'de ise Anneler Günü'nün mayıs ayının ikinci pazarında kutlanması Türk Kadınlar Birliği'nin girişimleriyle 1955 yılında kabul edildi. İlk Anneler Günü'nde yılın annesi olarak Erzurumlu Nene Hatun seçildi.

  Zübeyde hanım için söylenen şu sözü her daim çok sevmişimdir. 

“Bir anne bazen dünyayı değiştirebilir”

Hayatta edindiğim tecrübelerde şunu öğrendim; gerçekten bir kadının canını yakmayan,kibar, şerefli , namuslu,merhametli  “adam gibi adam” olan erkeklerin hepsi bir Kraliçenin ellerinde büyütülmüş alıyorlar. 

 Yani eğer bir erkek bu saydığım özelliklere sahipse;  mutlaka annesi özel,güçlü,,ve iyi kalpli  merhametli bir kadın  oluyor...

Tecrübeyle sabit artık bu  ben de. 

(Bu tezim bir tek eski eşimde tutmadı ama çoğunlukta gözlemlediğim için istisnalar kaideyi bozmadı. 

  (Bahsi geçmiş lafı gelmişken;

Nurlar içinde uyusun canım kayınvalidem...(Zeynep Akyürek) kendisi  gerçek bir kraliçeydi... Bana birlikte geçirdiğimiz o kısacık zamanda; iyi insan olmanın her şeyden daha önemli olduğunu öğrettti...)

 Muhakkak ki her anne kutsal ve özeldir. Ama bazı anneler, çocuklarının tarihe vurduğu damga ile ve ya kendileri anne olmasalar bile , Bir çok çocuğun hayatına dokundukları için kutsal anneler oldular. ..

İşte tarihin akışına yön vermiş bazı meşhur anneler; 

(Şeyma Subaşı dermişim ...:) tabi ki değil. )

Kendi mesleğimi sektörüme torpil geçtim sanmayın sadece daha iyi bildiğim konulardı kendi sektörüm.

Şimdiden ricamdır;olursa hatam affola...

  Hazreti Amine’nin dünyaya getirdiği İslam Peygamberi Hazreti Muhammed ile Hazreti Meryem’in dünyaya getirdiği Hazreti İsa'nın izinden, dünyada milyarlarca insan gidiyor yüzlerce yıldır hala ...

  Her Peygamber annesi muhakkak ki  tarihte özel bir yere sahip, çünkü onların çocuklarına vahyedilen dinler, dünya tarihinin değişim ve gelişiminde önemli rol oynadı. 

Ama dünyayı değiştiren anneler yalnızca onlar değildi. Ve bakın o anneler daha ne kahramanlar doğurdular...

Kleopatra

Hayatındaki erkekleri saymak bile Kleopatra'nın büyüklüğünü gösterecektir: B. İskender, J. Sezar, Mark Antony... Mısır'ın Gülü Kleopatra büyük Roma ordusu ve İmparatorlarına rağmen Mısır'ı Roma'ya katmadan yönetmeyi başarabilmiştir. Kleopatra kadim Mısır'ın son yöneticisi olan 32. hanedanlığın bir üyesiydi. Eski bir mısır geleneği olarak kendi erkek kardeşi ile evlenerek hanedanın dağılmasını engellemiştir. Kendisini Mısırlılar tanrısı İsis'in reankarnasyonu olarak yüceltmişlerdir.

Mecdelli Meryem M.Ö 4 - M.S 40

Hristiyanlığı getiren peygamber İsa ondan ‘yoldaş’ım diye bahsetti ve Hristiyanlığın yayılmasında çok önemli rol aldı.

Elizabeth I 1533-1603

İngiltere’nin ‘Altın Saçlı Kraliçesi’ ülkeyi yokolmanın eşiğinden kurtardı ve bir dünya impratorluğu haline getiren ilk adımların atılmasında büyük rol oynadı.

Kralice Victoria 1819-1901

İngiltere´yi güneş batmayan imparatorluk yapan kraliçe.

Büyük Katerina 1729-1796

Rusya’yı 18’inci yüzyılının en büyük gücü haline getiren büyük çariçe zamanında yüzbinlerce kilometrekarelik alan fethedildi. Rus İmparatorluğunun sağlam temelleri onun zamanında atıldı.

Kraliçe Victoria

Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı Kraliçesi (1837-1901) ve Hindistan İmparatoriçesi (1876-1901). 19. yüzyılda 63 yıl yedi aylık bir süreyle Birleşik Krallık tarihinde II. Elizabeth'den sonra en uzun süre saltanat sürmüş hükümdardır

Koca bir imparatorluğun temellerini attı: Ulun Hatun

Türk-Moğol İmparatorluğunun kurucu Cengiz Han'ın annesi Ulun Hatun'un dirayeti ile koca bir imparatorluğun temellerini attı. Kocasının ölümüyle obası dağılmaya başlayınca Ulun Hatun dirayetini göstermiş ve oba idaresini ele almıştır. Ayrıca Cengiz Han, en güçlü dönemlerinde bile yaşlanan annesine saygıda kusur etmemiş, ayrıca her önemli olayda ona danışarak fikrini almıştır.

Osmanlı tarihinin ünlü ve nüfuzlu kadınlarından Kösem Sultan, bu annelerden biri. Sultan Birinci Ahmed'in eşi olan Kösem Sultan, keskin zekasıyla padişahı etkisi altına aldı ve bütün saraya nüfuzunu kabul ettirdi. Genç yaşında dul kalınca, tahta geçen kayınbiraderi Sultan Birinci Mustafa ve daha sonra da Sultan İkinci Osman zamanında devlet işlerine çok fazla karıştığı için eski saraya gönderildi. Ancak Kösem Sultan, oğullarından Sultan Dördüncü Murad'ın ilk saltanat yıllarında devlet yönetimindeki gücüyle, tarihin gelişiminde önemli bir rol oynadı. 

-KRALI, ANNESİ KURTARDI- 

Fransa Kralı 1. Fransuva, Alman Kralı Şarlken tarafından esir alınınca, annesi Düşes Dangolen, Kanuni Sultan Süleyman'a mektup yazarak, oğlunun kurtarılması için yardım istedi. 

Annenin oğlu için yazdığı yardım mektubu üzerine, Kaptan-ı Derya Barboros Hayreddin Paşa, Fransa'nın Akdeniz kıyısındaki şehri Nice'e giderek, Şarlken'in donanmasını yenip, Fransa Kralı Fransuva'yı kurtardı. 

Bir annenin mektubu, özellikle Fransa'da tarihin gelişimi ve seyri açısından çok önemli yer tutuyor. 

Dünya tarihinde en büyük insanlık dramlarından birinin yaşanmasına neden olan Hitler'in, annesinin etkisinde yetiştiği iddia ediliyor. 

CIA'nın Hitler hakkındaki açıkladığı 3 Aralık 1942 tarihli 68 sayfalık dosyada, Alman diktatörün, annesi Klara Pölz'ün etkisinde kalarak büyüdüğü ileri sürülüyor. 

Devlet kurtaran kadın oldu: Altuncan Hatun

Selçuklu Devleti'nin kuruluş aşamasında üvey kardeşlerden İbrahim Yınal'ın Tuğrul Beye karşı isyanı bastıran, Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun ilk sultanı Tuğrul Bey'in hanımı  Altuncan Hatun olmasaydı belki de Selçuklu Devleti yıkılacak ve Anadolu'nun kapılarını Türklere açan Alpaslan büyük zaferi yaşayamayacaktı.

Mümine Hatun, 

1207 yılında Belh şehrinde dünyaya getirdiği oğlunun tüm dünyayı etkileyeceğini bilmiyordu. 

Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin annesi Mümine Hatun, 30 Eylül 1207'de yaptığı doğumla, dünyaya sevgi ve hoşgörüyü aşılayan bir evladı doğuran ender annelerden biri...

 Taht mücadelesini sona erdirdi: Terken Hatun

Devlet işleri üzerinde büyük nüfuza sahip olan Selçuklu Sultanı Melikşah'ın eşi Terken Hatun, kudreti sayesinde dört yaşındaki oğlu Mahmut'u, Melikşah'ın büyük oğlu Berkyaruk'un yerine veliaht tayin ettirmek için her türlü yola başvurmuş, bu uğurda Nizamü'l-mülk gibi önemli bir devlet adamını bile ortadan kaldırmayı başarmıştır.

Öğütleriyle yol gösterdi: Hayme Hatun

Türk kadınları için bir simge durumunda olan Hayme Hatun'un oğluna öğütleri asırlardır devlet adamlarına yol göstermiştir.

''Ona Devlet Ana" denmiştir. Rivayete göre Osmanlı Devleti'ni kuran Kayı Boyu'nun Beyi Gündüzalp veya Süleymanşah'ın Fırat Nehri'ni geçerken boğulması üzerine aşiretin başına Hayme Ana geçmiştir.

 Çağ değiştirdi: 

Hüma Sultan

Osmanlı Sultanı 2 Murad'ın eşi Hüma Sultan'ın 29 Mart 1432'de Edirne'de yaptığı doğumun insanlık tarihi açısından önemlidir. Çünkü Hüma Sultan'ın dünyaya getirdiği Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u fethederek Orta Çağ'ı kapatıp Yeni Çağ'ın başlamasına neden olmuştur. 

Mektubuyla oğlu ve ülkesinin geleceğini kurtardı: Düşes Dangolen Fransa Kralı Birinci Fransuva'nın annesi Düşes Dangolen, Alman Kralı Şarlken tarafından esir alınan oğlunu kurtarmak Kanuni Sultan Süleyman'a yazdığı mektup ile Fransuva'nın esaretten kurtulmasını sağladı. Böylece bu kederli annenin mektubu, Fransa ve Avrupa tarihinin seyrini değiştirdi.

Osmanlı Devlet-i Aliyesine hükmetti: 

Hürrem Sultan

Ukrayna’ya yapılan akınlardan sonra İstanbul’a getirilerek adı değiştirilerek saraya alınan Hürrem Sultan devlet işlerinde etkin rol oynayarak Osmanlı İmparatorluğu’nda “Kadınlar saltanatı” denilen devri başlatmıştır. Sultan Süleyman’ın ilk nikâhlı karısı olarak Kanuni’ye 5 evlat veren Hürrem Sultan, çocuklarını tahta çıkarabilmek için her türlü mücadeleyi vermiştir.

  Tarihimizden altın bir yaprak: Nene Hatun

Kahraman Türk kadının simgelerinden olan Nene Hatun'da 2 çocuğunu evde bırakarak, düşmana karşı çarpışmak üzere Türk askerinin yardımına koşmasıyla büyük bir kahramanlık destanının yazılmasına öncü olan kadınlardan biri olarak tarihimiz açısından ayrı bir yeri vardır.

Ve Zübeyde Hanım

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın tarihin akışının değişmesindeki rolü unutulamaz.

Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yakaladığı bu başarıların ardında hiç şüphesiz az rastlanır bir anne sevgisi, desteği vardır.

“Beni de bir ana doğurmadı mı? Türk anaları daha nice Mustafa Kemal’ler doğurur.”

_ Mustafa Kemal ATATÜRK_

Anna Lee Fisher 

1949 yılında ABD'nin New York şehrinde dünyaya gelmiştir. Anna Lee Fisher'in tarihe adını yazdırması ise uzaya giden ilk anne olmasıydı. Asıl mesleği kimyagerlikti. Buna karşın Astronot olan Fisher, 1984 yılında uzaya gitti ve kadınların yaşamına bambaşka bir bakış açısı getirdi. Uzaydan döndüğünde yılın annesi ve yılın kadını seçildi. Daha sonra Nasa Üstün Hizmet Madalyası'nı aldı, hem kadınları hem de tüm anneleri gururlandırdı.

Florence Nightingale 

İtalya'nın Floransa şehrinde dünyaya gelen Florence Nightingale, yaşadığı yüzyıla göre son derece vizyoner bir kadındı. O dönemlerde bir meslek olarak adledilmeyen hemşirelik mesleğini tüm dünyaya kabul ettirdi. Bugün hemşireliğin annesi olarak bilinen Nightingale, hayatı boyunca Türkiye, Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde hemşirelik yaparak, savaş dönemlerinde pek çok askeri de tedavi etmiştir.

Sabiha Gökçen 

Sabiha Gökçen, pilotluk mesleğini bir kadının da yapabileceğini kanıtlayarak, dünyaya önemli bir mesaj vermiştir. 1913 yılında Bursa'da dünyaya gelen Gökçen, maalesef erken yaşta ailesini kaybetmiştir. Sabiha Gökçen'in hayatı; Atatürk'e ulaşmasının ardından değişti. Atatürk tarafından evlat edinilen Gökçen, Türkiye'nin ilk kadın pilotu olmasının yanı sıra dünyanın da ilk kadın savaş pilotu olarak dünya tarihinde iz bırakmayı başardı.

Türkan Saylan (Bir çok kız çocuğunun annesi olmuştur.)

Türkan Saylan, ülkemizin en önemli değerlerinden biriydi. Amansız bir hastalık olarak düşünülen ve tedavisinin mümkün olmayacağı söylenen cüzzam için yaptığı çalışmalar, tüm dünyanın takdirini topladı ve bu hastalığın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu hepimize kanıt-ladı. Bu değerli çalışmaları sonucu Uluslararası Gandhi Ödülü'ne layık görüldü.1935 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Saylan, hayatı boyunca kız çocuklarının okutulması için de müca-dele etti.

Margaret Thatcher 

Margaret Thatcher, İngiltere'nin Londra şehrinde dünyaya gelmiş ve İngiltere'nin ilk kadın başbakanı olmayı başarmıştır. Thatcher'ın, Soğuk Savaş döneminde uyguladığı politikalar sonucu, kendisine "Demir Leydi" lakabı ile hitap edilmeye başlandı. Yaptıklarıyla ülkesinin tarihini etkileyen ve dünyada iz bırakan önemli kadınlardan da biri oldu.

Prenses Diana 

Diana, Galler Prensi Charles'in ilk eşi olarak ünlenmiştir. İngiltere'nin Sandringham şehrinde doğan Diana, yaşam biçimi olarak Kraliyet ailesinden çok farklı hareket etmiş, elinden gele-bildiği kadar yaşamı boyunca evsizlere, çocuklara ve AIDS hastalarına yardım etmiştir. Talih-siz bir kaza sonucu ölümünün ardından Diana, bugün hala merhameti ve yardımseverliği ile adından söz ettirmeyi başarmış önemli bir kadındır.

İyi kalbi ile benim idolüm. 

 Benim gönlümün prensesidir. 

Tüm İngiltere’ye öğretmiştir ki; gönüllerin prensesi olmak için taht varisi ve ya bir taça ihtiyac yoktur.  İngiltere monarşisi prenseslik elinden alınmasına rağmen hala onu prenses sayan İngiliz halkı için o gün bitmiştir....

İlk Kadın Avukat: Süreyya Ağaoğlu 

Tarihimizin ilk kadın avukatıdır. Ayrıca Hür Fikirleri Yayma Derneği ve Çocuk Dostları Derneği’nin kurucusudur. 

Ve bir kadın hakları savunucusudur.

Kendi Çocuğu hiç olmamasına rağmen ;  Hiç  anne olmamasına  rağmen ;

1949 yılında Amerika seyahatine gittiğinde 

Amerika'da sokak çocuklarının özel muhtaçlar yurdunda barındırıldığını görünce. İstanbul'a geri gelince "Ben de böyle bir barınma yurdu yaptırmalıyım" kararı almış. 

Ve halen faaliyetlerine devam eden Süreyya Ağaoğlu Çocuk Dostları Derneği kurmuş Ve bir çok çocuğun annesi olmuştur. 

İlk Kadın Opera Sanatçısı: Semiha Berksoy (1910-1910’da İstanbul’da dünyaya gelen Semiha Berksoy, ressam ve ilk Türk kadın opera sanatçısıdır.)

İstanbul Konservatuarı’nda ve Güzel Sanatlar Akademisi Namık İsmail Atölyesi Resim ve Tiyatro Okulu’nda eğitim almıştır. Ardından Almanya’da Berlin Devlet Yüksek Müzik Akademisi Opera Bölümü’ne gitmiş ve burayı birinci olarak bitirmiştir.

Göklerin Kızı

Sabiha Gökçen

Kendi şansını kendi yaratmış. Paşa’nın karşısına dikilip hayallerinden bahsetmiş yürekli kadın. 

  Ülkesinde yaşayan tüm kadınlar önüne bakarak yürürken o göklere bakmış..

Atatürk’ün manevi kızı, Türkiye’nin ilk kadın pilotu, Dünya’nın ilk kadın savaş pilotu olmuş. Sabiha Gökçen. 

Kendisinin çocuğu hiç olmamıştır,bir evlatlığı vardır. 

Sabiha Gökçen 1940 yılında Üsteğmen Kemal Esiner ile evlenmiş ve kocasına kendi soyadını vermiştir. (As bayrakları as)

Sabiha Bengütaş

2000’lerin Türkiye’sinde hala kadına ve sanata değer verilmiyorken. 

 1904 doğumlu Sabiha Bengütaş Türkiye’nin ilk kadın heykeltraşı olarak birçok başarıya imza atmış bir kadın sanatçı ve annedir. . Taksim Meydanı’ndaki Cumhuriyet Anıtı’nı yapan ünlü İtalyan heykeltıraşı Pietro Canonica’nın asistanlığını yapan ve sergilere kendi eserleriyle katılan ilk kadın heykeltraştır. 

İlk Kadın Başbakan: Tansu Çiller 

1946 doğumlu Profesör Doktor Tansu Çiller, Türkiye’nin ilk kadın başbakanıdır. Bakış açım hiçbir zaman aynı olmasa da başbakanımız O olduğunda bir kadın eli değişi yakışmıştı sanki Türkiye’ye. 

Tansu Çiller de eşine kendi soyadını vermiş bir annedir. (As bayrakları)

Halide Edip Adıvar 

Yirmi bir roman, dört hikâye kitabı, iki tiyatro eseri ve çeşitli incelemeleriyle Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemleri Türk edebiyatının en çok eser veren yazarlarından Halide Edip Adıvar’ı nasıl unuturuz? Bize Ateşten Gömlek, Sinekli Bakkal ve Vurun Kahpeye gibi olağanüstü romanlar armağan eden ve kadın haklarının en büyük savunucularından biri olmuş unutulmaz annelerdendir. 

 Indira Gandhi

Hindistan’ın annesi 

Mahatma Gandhi ile doğrudan bir kan bağı olmayan Indira, ülkesinin bölünmemesi için uğraş vermiş ve Hindistan'ın Annesi olarak anılmıştır. (Bir erkek tarafından öldürülünce, uğraşları yarım kalmış ve Hindistan, Bangladeş ve Pakistan birbirlerinden ayrılmıştır.)

Eva Perón

Arjantin’in annesi ;

Arjantin'in efsanevi First Lady'si Evita, ikinci eşi olduğu kocası Juan Perón'u işçi ve kadın hakları konusunda motive etmiştir. Kurduğu kadın partisi ile siyasete de girmiş, Eşinin yanında devlet başkan yardımcılığı yapmıştır. Resmen devlet başkanı olarak seçilmemesine rağmen 1952'de sadece 33 yaşında öldüğünde devlet töreni ile ebediyete uğurlanmıştır. Adına bestelenen Evita müzikali ile uluslararası ilgiye mazhar olmuştur. Arjantinli kadınlara kadıncılık konusunda güçlü bir miras bırakmıştır.

Benazir Butto

İlk Müslüman kadın devlet başkanı. İslam dünyasında bir tabu yıkarak adını tarihin unutulmazları arasında yazdırmıştır. Tartışmalı siyasi kariyeri 2007 yılında bir cinayetle öldürülene değin hep erkeklerin egemenliğini kırmak için mücadelelerle geçmiştir.

Afet İnan

Türk öğretmen, tarihçi ve sosyoloji profesörü. Atatürk'ün manevi kızıdır. Cumhuriyetin ilk tarih profesörlerinden olan Afet İnan, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde ilk Türk Devrim Tarihi Kürsüsü'nü kurmuştur. Türk medeniyeti ve devrim tarihine ait 50 kadar kitabı ile çok sayıda makalesi bulunur. Türk Tarih Tezi'ni ortaya koyan tarihçilerdendir.

Müzeyyen Senar

Türk Sanat Müziği sanatçısı. Ve annedir. "Cumhuriyetin Divası" olarak da anılır.Istanbul'a geldiği tarihten itibaren Kemal Niyazi Seyhun'la ve Yesarî Asım Arsoy'la yaptığı çalışmalar gelişimine yön verdi. Atatürk'ün huzurunda şarkı söylemesi ve Ata'nın yaklaşımları, sanatçıyı genç yaştan itibaren seçkin bir sanatçı olacağı konusunda bilinçlendirdi. Küçük yaşta geçirdiği kekemelik,üslûbunu belirleyen olgulardan biri oldu. Ağırlıklı olarak, Neoklasik döneme özgü eserlerden türkü ve mayalara değin uzanan geniş bir yelpazede sanat icra etmiştir. 

Bahriye Üçok 

Türk tarihçi ve siyaset bilimci, anne ,Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin ilk kadın akademisyeni, Cumhuriyet Senatosu üyesi. 1953 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde öğretim üyesi oldu. Aynı zamanda bu fakültenin ilk kadın öğretim üyesidir. 

 Afife Jale(1902-24 Temmuz 1941) ve Bedia Muvahhit(16 Ocak 1897-20 Ocak 1994) 

Türk tiyatrosunun temel taşı iki kadın: Afife Jale ilk Müslüman kadın, ilk Türk kadın tiyatro oyuncusu, Bedia Muvahhit Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın tiyatro ve sinema oyuncusu.

Afifenin ömrü az kaderi kötü oldu...

Ancak hiç bir zaman unutulmayan bir kadın olmayı başardı. 

Ancak Bedia hanım; hem Türk tiyatrosunun annesi oldu hem de tüm ömrünü sahnelerde geçirdi. 

Bedia Muvahhit, 1975 yılında Şehir Tiyatroları’ndan emekli oldu ve 3 sene sonra, takvimler 1987 yılını gösterdiğinde o artık bir Devlet Sanatçısı’ydı. 1994 günü hayata gözlerini yuman Bedia Muvahhit Türk Tiyatrosu adına birçok başarıyla anılmaktadır. Hayatı filmlere ve kitaplara konu olmaya devam etmektedir. 1995 yılından itibaren Türk Kadınlar Birliği tarafından genç kadın tiyatro oyuncularının yol göstericisi olmuştur. 

Adına düzenlenen ödüller ile hala onurlandırılmaktadır.

Adile Naşit 

Gülüşünden sinemaya bağlandığımız, bize beyaz perdeden bile anneliği hissettiren, elma yanaklı, tonton namı diğer Hafize Anamız. Türk ekranlarının en çok sevilen annesi oldu. 

''Hababam Sınıfı''nda okul zili ile merdivenlerden koşarak inen Hafize Anamız, ''Neşeli Günler'’in inatçı turşucusu Saadet Hanım, Adile Teyzemiz, canımız, bir dönemin çocuklarını ‘’Uykudan Önce’’ masallarıyla büyütmüş kadın, Adile Naşit.

Biricik oğlunun yokluğunun pansumanı olarak kendini çocuk sevgisine adadığından mıdır bilmem, sadece ekranda gördüğümüz bu kısa boylu, tonton kadını hepimiz anne bildik muhtemelen. O bizim Hafize Anamız oldu. O ağlarken gülüşüyle acılarımıza perde oldu. Belki de işte sadece bu yüzden çok sevdik biz Hafize Anamız’ı. Çünkü o her çocuğu kuzucuğu olarak sevdi ve sevgisini hissettirdi.

Ayşen Gruda

Namı diğer “Domates Güzeli”. Tiyatro, sinema ve televizyonda birçok işten biliniyor, çok seviliyor. Dile, kimi kelimeleri üreterek de katkıda bulundu. O da o kadar sevildi ki; 

kendisini yakından tanıma fırsatım olmuştu hocamdı üstadımdı öyle hissetmiştim ki , onu yitirdiğimizde de Türk tiyatrosu Öksüz kaldı. 

Cahide Sonku

Asıl adı Cahide Serap. Yemen doğumludur. Türk sinemasının ilk kadın yönetmeni ve ilk kadın yıldızıdır. İstanbul Şehir Tiyatroları’nın Muhsin Ertuğrul’lu döneminin de gözde isimlerindendi. Ömrünün son yılları ne yazık ki sefalet içinde geçti. 1981’de vefat etti.

Fatma Girik

İstanbul doğumludur. Cağaloğlu Kız Lisesi’nden mezuniyetinin ardından sinema sektörüne girdi. İlk başrolü 1957 tarihli “Leke”dir. Asıl tanındığı film Memduh Ün’ün “Ölüm Peşimizde”sinden sonra olmuştur. 180’den fazla filmde rol aldı. Bir süre Şişli Belediye Başkanlığı da yaptığı sırada çok sevildi. 

TV  programlarının aranan yüzü oldu.

Filiz Akın

Asıl adı Suna Akın. Yeşilçam’ın “Avrupai” yıldızıdır. Ankara Koleji’ni bitirdi, iyi derecede İngilizce ve Fransız bilir. “Artist” mecmuasında birincilik kazandıktan sonra (1962) sinemaya girdi. Memduh Ün tarafından ikna edilmişti. Birçok filmde rol aldı, Paris sefireliği yaptı, kitaplar yazdı ve onlarca ödül kazandı.

Gülşen Bubikoğlu

Kariyerine başrolle, Türker İnanoğlu’nun “Bitirim Kardeşler Sosyete” (1973) isimli filmiyle başladı. Erler Film’in en bilinir kadın yüzü oldu, birçok filmde başrol oynadı, halk tarafından çok sevildi. 1988 Altın Portakal Film Festivali tarafından ödüllendirildi.

Meral Okay,Türkan Şoray , Suna Pekuysal,Gülriz Suriri,Leman Akçatepe ,Mualla Sürer, Mürüvvet Sim,Yıldız Kenter,Aliye Roma,Füsun Demirel ,Neriman Köksal, Agatha Christie, 

(ustam) Göksel Kortay

Aysima Altınok(İlk kadın beyin cerrahı) , Perihan Ongan(İlk kadın öğretmen), Satı Kadın(İlk kadın milletvekili) , Fatma Aliye(İlk romancı ve felsefeci) , Keriman Halis(Dünya Güzeli ilk Türk kadın), Filiz Dinçmen(İlk kadın büyükelçi), Prof. Türkan Akyol

(İlk kadın bakan), Sabiha Gürayman

(İlk kadın mühendis), 

Ve Sahnenin Perileri Çocuk 

Tiyatromuz İçin  sanat danışmanlığımızı üstelenen  Sayın Sedat Gürer’in büyük teyzesi İffet Nigar (iş bankası ilk kadın banka müdürü)

50 lerde hayatla mücadelesinde oğluyla tek başına hayat mücadelesi veren Kilis devlet hastanesi Baş hemşiresi kendi babaannem namı diğer Karakartal....


Kız lisesinin merdivenlerinde simsiyah saçlarının düştüğü güzel yüzüyle dalarken körfezin kıyılarına...

Boynunda daima olan o krem kokusuyla ....

 Bir  karar veren ve hep inanam aile kavramına...  Üç kız çocuğunun ellerini hiç bırakmadan babasız kız çocuklarını tek başına okutan,hakkını ne yapsak ödeyemeyeceğimiz kendi annem Tülay sultan....

Aynı mücadeleyi yine tek başına üstlenmiş elleri öpülesi Filiz Gürer. 

Çocukluğumun en güzel anıları manevi ailem Zerrin Çapkan....

Bir sürü cefakar anne arkadaşım...

Bu yıl evladını yitirmiş halde anneler gününü kutlayan canım Yıldız Güner teyzem , 

Annesini kaybederek giren arkadaşım Filiz. 

Cefakar yengem Filiz Baydar..

Güçlü duruşu kariyeri ile yengem Sezen Kılıçkıran. 

Herkese koşan yetişen Selma Göker. 

Sevgilerini yakınlığımıza uzaklığımıza bakmaksızın hissettirebilen güzel anneler;  Perihan Sumru Onat, Selin Kılıçkıran, Miray Subaşı ,Leyla Kalkan...

Pınar Ateş,Melis,Pelin Çapkan,MelekTpkr,

Hatta çocukların patileri bile olsa yine de anne olunabileceğini kanıtlayan Binnur Uyan...

Özel çocuklara annelik yapan Figen Erdil ,Fahriye Tuğcu...

Rahmetle andığım Güliz Çetindere 

Acısını yüreğimde hissettiğim Ebru Şallı. 

Ve tabi ki anneliğin güzeliklerini öncesinde de,anne olduğum andan sonrasında da hep yanımda örnek olarak bana öğreten anneliğine hayran olduğum ablam Ceren Kılıçkıran 

Teyzeliğin kitabını yazan Aslı Kılıçkıran 

Ve anne olan olmayan binlerce arkadaşımın gününü kutlarım. ...

   Ve burada adını saymayı unuttuğum bir çok kutsal anne veya kutsal kadın hepinizin önünde saygıyla eğiliyorum.  sanmayın bir çok ismi es geçtim daha fazla uzun yazıp sizleri sıkmak istemedim oysa hiç es geçilemeyecek tarihin akışını değiştiren binlerce anne binlerce kadın var. 

Hatta belkide hiç tanımadıklarımız var. 

Dört kişilik bir aileye bir asgari ücret ile her gün yemek yapmayı başaran kadınlar var bu memlekette ....

 Sırtına bebeğini bağlayıp tarlada ırgat olan  kadınlar var bu memlekette. 

Namusuyla helalin peşinde karanlıkta işe giden kadınlar var. 

Unutulmaz cumartesi anneleri var...

Oğlu papaya suikast yaptığı İçin tutuklu olduğundan oğlunu ceza evi aracına bindirilirken 10 Saniye görürüm belki diye kaldırımda sabahlayan Mehmet Ali Ağca’nın annesini bile unutmadı bu gözler.  (Annelik işte suç işlemiş olması onun senin evladın olduğu gerçeğini değiştiremiyor ki. )

O sebeple evladı cezaevinde olan annelerimizde var...

Askerde olanımızda...

Kendi çocuğunun gözleri önünde kadın cinayetine kurban giden, töre cinayetine kurban giden binlerce anneler...

Gencecik bahar dalı  oğullarını  kara toprağa koyupta “vatan sağolsun” diyen, ayakları öpülesi sehit anaları  var bu memlekette!!!

Sabaha kadar saysam bitiremem. 

Tek tek adlarını yazsam bir nebze olan haklarını bile ödeyemem. 

 Ama şunu çok iyi biliyorum ki ; bu hayatta erkeklerden çok daha güçlü kadınlar gördüm. 

Yerle bir olacak onlarca nedeni varken; 

her şeye inat kendini ayakta tutan, bir nedene sıkıca sarılıp yaşayan kadınlar. 

 Ömrünü sevdikleri uğruna harcayan kadınlar gördüm. 

Yani demem o ki asıl güçlü olan bilek değil sevgi dolu yürekmiş...!!!

Tüm emektar,cefakar kadınların anneler gününü kutlarım...

Beni anne yapan oğlum kuzeye hasret ile......

F. K

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum