Dr. Taner Akman

Dr. Taner Akman

Bir Festivalin Ardından: Ege’nin Ruhunu Sofraya Taşımak

Alaçatı Ot Festivali’nden dönerken elimizde sadece otlar yoktu; toprağın kokusunu, Ege’nin rüzgârını ve o sokaklarda hissettiğimiz hafifliği de birlikte getirmiştik eve. Alaçatı’daki tezgâhlardan tek tek seçip aldığımız şevketibostanlar, taze baklalar ve en narin enginarlar şimdi bu sofrada, sanki festival hâlâ devam ediyormuş gibi yeniden hayat buldu.

Ama işin en güzel tarafı, bu lezzetlerin sadece alınmış değil, bizim ellerimizden geçmiş olması. Eve gelir gelmez otları tek tek ayıkladık, temizledik; enginarları kararmasın diye limonlu suda beklettik, baklaları kabuklarından ayırdık. Mutfağın içinde o tanıdık telaş, hafif yorgunluk ama bir o kadar keyifli bir emek vardı. Zeytinyağını dökerken, dereotunu ince ince kıyarken aslında sadece yemek yapmıyorduk; Alaçatı’dan getirdiğimiz o ruhu yavaş yavaş soframıza işliyorduk.

Zeytinyağının cömertçe parladığı enginarların üzerine yerleşen baklalar, dereotu ve havuçla birleşince ortaya çıkan o tabak, sadece bir yemek değil; Ege’nin dinginliğinin tabağa yansıması gibi. Yanındaki bakla ezmesi, sadeliğin ne kadar derin olabileceğini hatırlatıyor; ilk kaşıkta insanı mest edip ikinci kaşıkta bağımlı yapan mükemmel bir lezzet. Ve o yeşilliklerle dolu salata… Domatesin canlılığı, peynirin yumuşaklığı ve ege otlarının hafif acılığıyla her lokmada başka bir hikâye anlatıyor.

Masamızın arkasında uzanan deniz manzarası ise bu hikâyenin sessiz fonu. Körfezin dinginliği, uzakta ağır ağır süzülen gemiler ve bir uçtan diğer uca alabildiğince uzanan İzmir’in kıyıya yaslanmış hali… Hepsi sofranın bir parçası gibi. Kadehteki kırmızı şarapla birlikte bu an, sadece bir yemek olmaktan çıkıp küçük bir ritüele dönüşüyor. Her yudumda biraz daha yavaşlıyor zaman, her lokmada biraz daha anlam kazanıyor iki gündür Alaçatı ile kurduğumuz ot’antik bağ.

Bu mütevazi sofra, aslında çok basit bir gerçeği hatırlatıyor: iyi malzeme, doğru dokunuş ve biraz da özenle, en sıradan gün bile özel bir ana dönüşebiliyor. Bazen en iyi restoran, manzarasıyla, emeğiyle ve hatıralarıyla kendi evin oluyor.

Dipnot;

Alaçatı Ot Festivali izlenimlerimi yazdığım köşe yazımın linki:

https://www.medyaege.com.tr/alacati-ot-festivali-275667h.htm

image0.jpeg

image1.jpeg

image3.jpeg

image2.jpeg

image4.jpeg

image5.jpeg

image6.jpeg

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.