EÜ ARGEFAR’ın “Gastro-Fib” projesine Ufuk Avrupa desteği
Ege Üniversitesi, gıda atıklarını çevre dostu yöntemlerle yüksek katma değerli doğal liflere dönüştürerek obezite ile mücadele ve döngüsel ekonomiyi hedefleyen 15 ülkeli Ufuk Avrupa projesinde kilit rol üstleniyor.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) koordinatörlüğünde 15 ülkeden 20 seçkin ortağı bir araya getiren ve Ege Üniversitesi İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Araştırma - Uygulama Merkezi (ARGEFAR) bünyesinde Prof. Dr. Seda Ersus’un yerel yürütücülüğünü üstlendiği “Gastrointestinal Structuring of Agro-Industrial Dietary Fibres: From Green Extraction to Predictive Engineering (Gastro-Fib)” başlıklı proje, Avrupa Komisyonu - Horizon Europe (Ufuk Avrupa) / Marie Skłodowska-Curie Actions (MSCA) Staff Exchanges kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, tarım ve gıda atıklarını çevre dostu yöntemlerle doğal liflere dönüştürerek, sindirim sisteminde tokluk hissi uyandıran ve bağırsak sağlığını destekleyen faydalı gıdalar geliştiriyor.
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Prof. Dr. Seda Ersus’u ve proje ekibini tebrik ederek başarılar diledi.
GIDA ATIKLARINDAN SAĞLIK KAYNAĞINA
Projenin detayları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Seda Ersus, Avrupa genelinde günlük diyet lifi tüketiminin önerilen miktarın oldukça gerisinde kaldığına dikkat çekti. Gıda sanayisinin milyonlarca ton lif zengini atık ürettiğini ancak bu kaynakların ziyan edildiğini belirten Prof. Dr. Ersus, “Bu durumun temel sebebi, lif ekstraksiyon yöntemleri ile lifin sindirim sistemindeki davranışları arasındaki ilişkiyi açıklayan öngörüsel bir mühendislik modelinin bulunmamasıdır. Gastro-Fib projesi, yeşil ekstraksiyon süreçlerini, lif yapısını ve mide içi sindirim aşamalarını birbirine bağlayan özgün bir İşleme-Yapı-Hidrasyon-Mide (PSHG) çerçevesi kurmayı amaçlamaktadır. Proje, tarımsal atıkları yüksek değerli gıda bileşenlerine dönüştürerek gıda zincirinde döngüsel ekonomiyi güçlendirmeyi ve toplumdaki kronik lif tüketim açığını kapatmayı hedeflemektedir” diye konuştu.

YAPAY MİDE VE İLERİ TEKNOLOJİ ANALİZLER
Projenin uygulama aşamalarından bahseden Prof. Dr. Ersus, gıda atıklarını faydalı liflere dönüştürmek için adım adım çalışan bir sistem kurduklarını ifade etti. Pancar posası gibi atıklardan yeşil yöntemlerle özütlenen liflerin dijital bir kütüphanesinin oluşturulacağını vurgulayan Prof. Dr. Ersus, “Üçüncü aşamada, liflerin yapay mide ve bağırsak ortamındaki sindirimi canlandırılacak. Midede oluşan jelleşme özel bir akışkan MR cihazıyla (Flow-MRI) izlenirken, bağırsak hücrelerindeki tokluk hormonu salgısı ölçülecek. Son olarak bu lifler dondurma ve içecek gibi gerçek gıdalara eklenerek test edilecek” ifadelerini kullandı.
Ege Üniversitesinin bu uluslararası çalışmadaki rolüne de değinen Prof. Dr. Ersus, “ARGEFAR bünyesinde, fabrika atıklarının pilot ölçekte işlenmesi, lif ekstraksiyonu ve analizleri konusundaki uzmanlarımızla projeye katkı sunacağız. Aynı zamanda, genç araştırmacılara yönelik pilot ölçekli işleme eğitimlerini içeren uluslararası bir eğitim programına da ev sahipliği yapacağız” dedi.
15 ÜLKEDEN 20 ORTAKLI KONSORSİYUM
48 ay sürecek projenin 15 farklı ülkeden 20 ortak kurumun iş birliğiyle yürütüleceğini belirten Prof. Dr. Ersus, projenin somut çıktılarına yönelik bilgileri paylaştı. Prof. Dr. Ersus, “Konsorsiyum genelinde toplam 373 kişi-aylık personel değişimi gerçekleştirilecektir. Projede görev alan 87 araştırmacının yarısından fazlasını kariyerinin başındaki genç araştırmacılar oluşturmaktadır. En az 8 farklı tarımsal atık akışından doğal lif özütlenecek ve 15 farklı lif varyantı üretilecektir. Geliştireceğimiz yeni dijital öngörü modellerinin, endüstrideki Ar-Ge çalışmalarını yüzde 30’a varan oranlarda kısaltmasını bekliyoruz. Ayrıca yapay bağırsak modellerinde, geliştirilen liflerin tokluk hormonlarının (GLP-1) salgılanmasını en az yüzde 20 artırmasını hedefliyoruz.” diye konuştu.
“FİBRE HUNTERS” İLE TOPLUMSAL FARKINDALIK
Projenin toplumsal fayda odaklı bir diğer ayağı olan “Fibre Hunters” (Lif Avcıları) kampanyasına da değinen Prof. Dr. Ersus, “Bu vatandaş bilimi kampanyasıyla 10 ülkeden en az 200 bitki örneği toplanarak analiz edilecek ve toplumda lif tüketimi farkındalığı artırılacaktır. Proje sonunda pazara geçişi sağlamak üzere 3 adet ticarileştirme yol haritası hazırlanacak ve en az bir patent veya teknoloji lisanslama başvurusu yapılacaktır. Bu çalışmalarla 2031 yılına kadar Avrupa diyet lifi pazarında yüzde 2 ila yüzde 5 oranında stratejik bir pazar payı edinmeyi hedefliyoruz. Malezya’daki palmiye atıklarının gıdaya kazandırılmasından Latin Amerika’daki metabolik hastalıklarla mücadeleye kadar geniş bir coğrafyada bilimsel ve endüstriyel kapasite oluşturacağız” dedi.
ODTÜ koordinatörlüğünde yürütülen ve Ege Üniversitesinin de kilit ortağı olduğu Gastro-Fib projesi, hem sanayiye kazandırılan atıklar hem de obeziteye karşı sunduğu doğal çözüm önerileriyle küresel gıda ekonomisinde stratejik bir öneme sahip olacak. Prof. Dr. Seda Ersus, projenin bilimsel toplulukla paylaşılmak üzere en az 12 hakemli açık erişimli makale ve geniş kapsamlı uluslararası eğitim programları ile destekleneceğini belirtti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.