Evrim Teorisi Üzerine

Yaşadığı dönemde, bir dindar olmasına rağmen, kilise ile ters düşen Darwin, çalışmaları ile kilise karşıtı bir duruş sergiler. Cennetten arsa satan, günahları silen, istediğini aforoz ederek dinden çıkaran Hıristiyanlık, bilim karşıtı bir duruş sergiliyordu. Dolayısıyla Avrupa’da gelişen bilimin dinle zıtlaşarak insanları ateizme götürmesine şaşmamak gerekiyor. Ancak İslamiyet bu konuda çok daha farklı. Bilimsel araştırmanın ve ilmin önemi hakkında Kuran’da çok sayıda ayet bulunuyor. Bu nedenle Müslüman coğrafyalarda din ve bilim zıtlaşmaz. Zıtlaştığı yerlerde ya İslamiyet tam olarak anlaşılamamıştır ya da dine karşıt gelişen Avrupa biliminin, kültürümüze uygun bir şekilde yorumlanmayıp kopyala yapıştır ile alınmasından bu durum kaynaklanmaktadır. Özetle İslamiyet ile bilim çatışmaz, birbirini destekler.

1.jpg

Görsel 1. Charles Darwin

Ancak maalesef son birkaç yüzyıldır Müslümanlar bilim dünyasında sönük kalmışlardır. Evrim teorisi, canlıların bugüne gelişini anlatan, hâlihazırda bilim dünyasında kabul edilen tek teoridir. Evrim teorisi yalnızca, “insanlar maymunlardan gelir” demek değildir. Canlıların doğaya uygun şartlarda evrimleşerek ilerlemesini anlatır. Hâlihazırda bu konuda tek teori olsa da evrimin de bazı açmazları vardır. Evrim teorisi, rastgele değişimler ve süreçler ile ilk canlının oluştuğunu söyler. Ancak günümüzün ilerleyen teknolojisi, bilim dünyası ve devasa laboratuarları tek bir hücre dahi üretemezken rastgele süreçlerin ilk canlı organizmayı ürettiğini söylemek büyük bir açmazdır. Bu bakımdan tesadüf eseri böyle bir durumun meydana gelmesi imkânsız gibi görünüyor. Bu konuda Said Nursi’nin Tabiat Risalesi de okunabilir.

Bir diğer açmaz ise, cansız moleküllerden canlı organizmalar ve devamında bilinç, hafıza, duygu gibi süreçlerin oluşumunun henüz evrim teorisi tarafından net bir şekilde açıklanamamış olmasıdır. Çünkü insan sadece bedensel bir organizma değildir, aynı zamanda bilince, hafızaya, duygulara ve ahlaki değerlere sahip, sanat ve felsefe yapan bir bireydir. Bunlar çok önemli “mertebe sıçramalarıdır”. Bunların nasıl meydana geldiği, evrim teorisinde halen çözülmeyi bekleyen önemli bir sorundur.

Bunlarla birlikte, bilimle ters düşmediğini ifade ettiğimiz İslamiyet dinine mensup bilim adamları bu konuda herhangi bir teori üretememiştir. Kuran araştırmayı emreder, ilmi tavsiye eder ancak Kuran insanlara bir rehber kitaptır; fizik, kimya gibi bir bilim kitabı değildir, Araştırmayı emreder ancak içerisinde bilimsel formüller bulunmaz. Bu nedenle Müslümanlara düşen mevcut bilimsel düşünceleri kökten reddetmek yerine Kuran’ın emri uyarınca araştırmak ve incelemektir.

Ankebut suresi 20. ayet bizzat yaratılışı araştırmamızı emreder: “De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bir bakın. İşte Allah bundan sonra ahret hayatını da yaratacaktır. Gerçekten Allah her şeye kadirdir.” Kuran yaratılışı araştırmamızı istiyor. Hatta bu ayetin evrimi düşündürdüğünü ifade edenler de var. Evrim teorisi bir yerden sonra yaratıcıyı dışlar ve materyalist bir düşünceye bürünür. Peki ya evrim teorisinin yaratıcıyı dışlamadığı, ayetle işaret edilen gizli noktaları bilimsel olarak tespit edilirse ne olur? O zaman Müslümanların evrim teorisi ile bir sorunu kalmaz çünkü Allah konu dışına itilmemiş olur. Elbette Allah isterse “ol der ve olur” ancak Allah evrenin işleyişinde bilimsel kanunları kullanır ve bu kanunların arkasında kendisinin görülmesini ister.

Darwin'den yaklaşık 1000 yıl önce bugünkü Irak'ın Basra bölgesinde yaşamış Müslüman filozof El Cahiz, “Kitab-ül Hayvan” adlı eserinde, hayvan türlerinin doğal seleksiyon adını verdiği bir süreç içinde nasıl değiştiğini anlatmış. İlk gördüğümde ben de çok şaşırdım. Darwin’den ve Avrupa’dan çok daha önce, evrim teorisine dair ilk söylemler ve yazılar Müslümanlar tarafından dile getirilmiş. Müslüman bilim adamlarının kaynaklarında evrim teorisine dair çok fazla söylem ve yazı var.

2.jpg

Görsel 2. El Cahiz’in “Kitab-ül Hayvan” eserindeki bazı çizimler.

Az önce de söylediğim gibi, Allah evrenin işleyişinde bilimsel kanunları kullanır ve bu kanunların arkasında kendisinin görülmesini ister. Eğer mucizevî bir şekilde apaçık ortada olsaydı iman etmemek söz konusu olmaz, dolayısıyla da imtihan diye bir şey olmazdı. Bize düşen Kuran’ın emrettiği ölçüde araştırmak ve öğrenmektir. Dini inanışımız gereği Allah’ı konu dışında bırakmadan, araştırmak ve bilimsel teoriler üretmek gerekiyor. Evrim teorisine inanıyor muyum, hayır. Çünkü şu anki evrim teorisi hem Allah’ı konu dışına itiyor hem de büyük açmazları var. Ancak yaratılış konusunda inanabileceğim başka bir bilimsel teori var mı, hayır. O zaman bize düşen, evrim teorisi de başta olmak üzere bilimsel çalışmalara körü körüne sırt dönmeden araştırmak ve öğrenmektir. Kâinat kitabını okumaya çalışmaktır.

Evrim teorisi hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

Dr. Enes Başak

www.instagram.com/drenesbasak

www.twitter.com/drenesbasak

www.enesbasak.com.tr

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum