GELECEK KAPIMIZDA

Bundan yıllar önce bir reklamda ‘’Gelecek de bir gün gelecek’’ cümlesi geçiyordu. O gün için bile anlamlı olan bu cümle, bugün için hayati önem taşıyan bir cümleye dönüştü. Gelecek gerçekten de kapımızda. Peki biz buna hazır mıyız?

Şimdi hatırlayalım bakalım Pandemiden önceki alışveriş alışkanlıklarımızı. Bu dönemle birlikte gözle görülür bir dönüşüm geçirdik. Müthiş bir teknoloji kullanımı içindeyiz. Her şeyi kapımıza isteme noktasındayız. İnsan hayatını kolaylaştıran pek çok uygulamayı çok rahat bir biçimde kullanıyoruz. Buraya kadar her şey harika. Ancak çocuklarımız açısından bakınca her şey gerçekten de harika mı?

Yeni Sanayi Devrimi 4.0 yeni bir dünyanın kapılarını açtı bize. Hepimiz bunun nimetlerinden faydalanıyoruz. Dönüşümün hızı hepimizin başını döndürmüş durumda. Ancak bu yeni devrime ayak uydurabilmek için çok ciddi donanımlarımızın da olması gerekiyor. Çocuklarımızın geleceği açısından bu, çok önemli.

Bu yeni dünya, bizden pek çok donanım da istiyor. Belki biz bunun son demelerini yaşayacağız ancak çocuklarımız ve henüz bu dünyaya yeni doğacak çocuklarımızın birçok donanıma sahip olması gerekiyor. Ancak hepimiz biliyoruz ki bu eğitim sistemi içinde bunu yakalamamız zor. Çünkü sistem tamamen sınavlar üzerine kurulu ve ‘’öğren, unut’’ modeli devrede. İlkokul çağlarından itibaren test sistemiyle yoğurduğumuz çocuklarımız, düşünme, analiz etme, yaratıcı olma konularında yetersiz kalıyorlar. Şu durumda geleceğimiz olan çocuklar, bu yeni dünyanın sadece takipçisi mi olacaklar? Peki bu yeni dünya pek çok beceriyi bir arada isterken bizim çocuklarımız ne yapacak, gelecekte hangi mesleklerde çalışacaklar?

Hayatın hızlı dönüşümü, çocuklarımızın sahip olması gereken pek çok beceriyi de beraberinde getiriyor. En önemlisi analitik düşünme ve inovasyon. Geleceğin dünyasında bilgiyi dönüştüremeyen veriyi inovatif olarak kullanamayan şirketlerin ayakta kalması zor olacaktır. Bu şirketlerde çalışacak olan gençlerimizin bu özelliklere bu eğitim sistemiyle nasıl sahip olacaklarını ciddi ciddi düşünmemiz gerekir.

Yine geleceğin dünyasında aktif öğrenmenin çok büyük bir rol alacağı öngörülmektedir. Aktif öğrenme, öğrenenin aktif olduğu öğrenme biçimidir. Öğrenenin bilgiye ulaşması burada çok önemlidir. Ancak bizim eğitim sistemimiz, henüz bu noktaya ulaşamamıştır. Bilgi çağında hala bilginin aktarımı yolunda öğrenenin neyi nasıl öğrendiğini öğrenmesi şarttır.

Bu kadar büyük bir verinin her alanda kendini gösterdiği dünyamızda, daha sonraki yıllarda bizi ne gibi bilgiler beklemektedir? Bilgi, dünyamızı daha da karmaşık hale getirecektir. Düşünsenize bugün eski nesil, akıllı telefon kullanımında ciddi zorluklar içindedir. Artan bilgi, kim bilir bizi hangi noktalarda yaya bırakacaktır. O zaman gençlerimizin sahip olması gereken en büyük beceri, kritik düşünebilme ve analiz edebilme yeteneğidir. Geleceğin dünyasında kurtarıcı bilgiler, analiz edebilen insanlar tarafından bulunacaktır.

Bu noktada duygusal zekayı da asla es geçemeyiz. Peki biz, çocuklarımızın duygusal zekalarını geliştirmelerine olanak tanıyor muyuz? Bunun cevabı çok olumlu değil. Bugün bir çocuğa kendi duygularını analiz edip edemeyeceğini sorduğunuzda çok da parlak cevaplar alamazsınız. Kendi duygularını çok anlamlandıramayan bir çocuğun çevresindeki kişilerin duygularını analiz etme noktasında ne kadar başarılı olabileceğini düşünelim. Evet, bunun önemini fark eden aileler bunun için gerekli çalışmaları yapmaktadır. Ancak eğitim sistemimiz çocuğun kendine tanımasına olanak sağlayacak şekilde değiştirilmezse maalesef ki gelecekte bizi büyük sorunlar bekliyor olacaktır.

Bir önceki dünya. El emeğinin çok değerli olduğu bir dünyaydı. Bugünün dünyası, bilginin ve bu bilgiyi doğru kullananların dünyası. Gelecekte yerimizi almak istiyorsak bir an önce özellikle eğitim alanında dev adımlar atmamız gerektiğini düşünüyorum. Hayatı sorgulayan, farkındalığı yüksek, düşünmeyi öğrenmiş, analiz yeteneği kazanmış bir gençlik yetiştirmek zorundayız. Yoksa ‘’ eller uzaya biz yaya’’ olarak kalmak akıbetimiz olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.