Dr. Taner Akman
Hoşçakal Rio
Sevgili Rio,
İlkinde hayran kalmıştım; bu kez daha bilinçli, daha derin bir bağla geldim. Ve sen bizi en görkemli zamanında, karnavalın kalbinde karşıladın.
Sokaklarda yükselen davullar, ışıklar altında süzülen dev platformlar, binlerce insanın aynı ritimde hareket ettiği o büyülü anlar… Sambadrome Marquês de Sapucaí’deki geçit törenleri yalnızca bir gösteriden öte; adeta bir medeniyetin duygularını dışa vurma biçimiydi. Rio eğlenmiyor, yaşıyor. Ve insan o ritmin içine bir kez girince, kalbi uzun süre eski temposuna dönemiyor.
Sabahları okyanusun tuzlu kokusuyla uyanmak, uzakta kollarını açmış Cristo Redentor’a bakmak… Her seferinde aynı etkiyi yarattı. Yukarıdan şehri saran o siluet, sanki acele etmeyen bir sabrı temsil ediyordu.
Belki de bu yüzden, ona ulaşmak için beklediğimiz uzun kuyruklar bize bir şey öğretti. Aynı sabır, Sugarloaf Mountain’a çıkarken de vardı. Saatler süren bekleyişler… Sıcak hava, kalabalık, adım adım ilerleyen sıra… Ama kimse şikâyet etmiyordu. Çünkü biliyorduk: Zirve aceleyle kazanılmıyor. Rio bize manzaradan önce sabrı verdi. Ve o manzaraya ulaştığımızda, beklediğimiz her dakika anlam kazandı.
Copacabana’nın dalgaları yine çok sertti. Okyanus burada nazik değil; karakterli. İnsan bir adım fazla atsa içine çekebilecek güçte. Ben çoğu zaman kumlarda kalıp hayatı izlemeyi seçtim. Çünkü Rio’da bazen suya girmekten çok, yaşamın kendisini seyretmek etkiliyor insanı. Karnavalın coşkusu sahile bile taşmıştı; yürüyen herkesin adımında bir ritim vardı.
Bu gelişimde fark ettim ki Brezilya, düzenli bir güzellik sunmuyor. Taşkın, yüksek sesli, bazen karmaşık… Ama içten. Yağmur bir anda bastırıyor, insanlar gülerek kaçışıyor, sonra güneş yeniden açıyor. Hayat burada filtresiz.
Rio’nun büyüsü tek başına da insanın içine işleyen bir güç ama bu yolculuğu eşim Pınar ile paylaşmak Rio’ya çok daha fazla anlam kattı…
Valizlerimiz yine dolu. Hediyeler, küçük hatıralar, kum taneleri… Ama en ağır yük kalbimizde. Çünkü Rio insanın içinden bir parçayı alıp yerine başka bir şey koyuyor: daha cesur bir duygu, daha yüksek bir ritim, daha sabırlı bir bakış.
Teşekkür ederiz Rio de Janeiro.
Karnavalın ihtişamı için, okyanusun vahşi gücü için, sabrı öğreten kuyruklar için, kalbe yerleşen o ritim için…
Bu bir veda değil.
Sadece bir gün yeniden dönmek üzere bırakılmış bir iz.
Saygı ve sevgiyle,
Dr. Taner Akman


















Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.