1. YAZARLAR

  2. Hakan Dalay

  3. İLKLERİ BAŞARAN HÜR RUH; ‘VECİHİ HÜRKUŞ’
Hakan Dalay

Hakan Dalay

Yazarın Tüm Yazıları >

İLKLERİ BAŞARAN HÜR RUH; ‘VECİHİ HÜRKUŞ’

A+A-

Değerli Okurlar;

Târihî olaylar ve kişiler ile ilgili beyaz perde üzerinde yürütülen tüm faaliyetleri, popülarite oranına bakmaksızın, bu köşede duyurmak için mümkün mertebede elimden geleni yapmaya çalıştığım, sizlerin de mâlûmunuzdur diye düşünmekteyim. Maalesef erken süreçte değinme fırsatı bulamadığım çok önemli bir şahsiyetin sinema filmi ise bugün vizyona girmiş bulunmaktadır.

C:\Users\Sefa\Desktop\0-5.jpg

‘Hürkuş; Göklerdeki Kahramân’ ismi ile sinema seyircisinin karşısına çıkan ve ‘Vecihî Hürkuş’un yaşamını yansıtmayı amaç edinen film, uzun süredir sinema ve târihseverler tarafından sabırsızlıkla beklenmekteydi. Başrolde ‘Hilmi Cem İntepe’nin yer aldığı, kendisine ‘Gizem Karaca’nın eşlik ettiği filmin yönetmenliğini ise ‘Kudret Sabancı’ üstlenmektedir.

C:\Users\Sefa\Desktop\hurkus-goklerdeki-kahraman-1200x800.jpg

Henüz vizyona giren yapımı, sinema perdesinde izleme zevkini kaçırmamanızı temennî ederken; söz konusu Vecihî Hürkuş’un yaşamına değinmeyi de elbette unutmayacağız…

 

‘İlklerin Adamı Hürkuş’un Yaşam Öyküsü

 

‘İstiklâl Madalyalı’ korkusuz bir kahramân olarak adını târihe yazdıran Vecihî Hürkuş, 6 Ocak 1896 târihinde, İstanbul'da dünyâya geldi. Üç çocuklu bir âilenin ikinci çocuğu olan Hürkuş’un babası; ‘Gümrük Müfettişi Faham Bey’, annesi ise ‘Zelihâ Niyir Hanım’dır. Genç yaştayken babasının hayâtını kaybetmesi üzerine annesi tarafından yetiştirildi.

C:\Users\Sefa\Desktop\vecihi_16_9_1521733211.jpg

‘Tophâne Sanat Okulu’nda güzel sanatlar eğitimi alan Vecihî Hürkuş, gönüllü olarak ‘Balkan Savaşı’na katıldı; daha sonra I. Dünyâ Savaşı’nda, ‘Bağdat Cephesi’nde ‘uçak mühendisi’ olarak görev yaptı. 1917 senesinde, ‘Kafkas Cephesi’nde bulunduğu sırada, bir Rus uçağını düşürerek; ‘Düşman Uçağını Düşüren İlk Türk Pilotu’ unvânını aldı.

Savaşta yaralanarak, Ruslara esir düşmesine rağmen, ‘Nargin Adası’ndan yüzerek kurtulmayı başardı.  ‘Kurtuluş Savaşı’na gönüllü olarak katılan Hürkuş, başarılı keşif uçuşları yaptı ve bir Yunan uçağını düşürmeyi başardı. Daha sonra, İzmir Havaalanı’na inerek, burayı işgâlden kurtardı. Bu başarıları üzerine ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi’ tarafından kendisine ‘İstiklâl Madalyası’ ve üç ayrı ‘tasdiknâme’ verildi.

Edirne’ye kazayla düşen bir düşman uçağına isminin verilmesi üzerine uçak yapma fikri aklına takılan Vecihî Hürkuş, ilk Türk yapımı uçak olan ‘Vecihî K-VI’yı îmâl etti. Uçağın ilk uçuşunu, 28 Ocak 1925 târihinde gerçekleştirdi. ‘Mustafa Kemâl Atatürk’ün yönlendirmesiyle kurulan ‘Türk Tayyâre Cemiyeti’ne (TTC) katılan Hürkuş, 1931 senesinde, kurum adına ‘ilk Türkiye turunu’ düzenledi. Bunu, aynı senenin sonlarında yapılan ve Ankara, Konya, İzmit ve İstanbul gibi birçok şehri kapsayan ikinci uçak turu izledi.

C:\Users\Sefa\Desktop\VecihiHürkuş.jpg

21 Nisan 1932’de, ‘Sivil Tayyâre Mektebi’ni kurdu. 1933 senesinde, ‘Nuri Demirağ’ tarafından finanse edilen ‘Vecihi K-XVI’ isimli uçağı tasarladı. 1937 senesinde, ‘Türk Hava Kurumu’, Hürkuş’u mühendislik eğitimi alması için Almanya'daki mühendislik okuluna gönderdi. 1939 senesinde mezun olarak ülkesine dönen Hürkuş’a, iki senede mühendis olmanın imkânsızlığı gerekçesiyle ‘uçak mühendisi ruhsatı’ verilmedi.

Türkiye’nin ‘ilk sivil hava yolu şirketi’ olan ‘Hürkuş Hava Yolları’nı, 29 Kasım 1954 târihinde kuran Vecihî Hürkuş; THY’nin elden çıkarttığı uçakları alıp onararak, filosunu kurdu. Ancak uçaklarına düzenlenen sabotajlar, uçuşlarının gerekçesiz olarak iptâl edilmesi gibi nedenlerden dolayı bu projesini verimli bir şekilde sürdüremedi.

Yaşamının son yıllarını, büyük maddî sıkıntılar içerisinde geçiren Hürkuş; 16 Temmuz 1969’da, geçirdiği beyin kanaması sonucu kaldırıldığı ‘Gülhâne Askerî Tıp Akademisi Hastahânesi’nde hayâtını kaybetti.

C:\Users\Sefa\Desktop\5ab249b70f254414fcf08e6b.jpg

Tüm faaliyetlerini anmanın, bu köşe sınırlarına aslâ sığmayacağı bu büyük dehânın mâcerâlı yaşam öyküsüne bir ‘saygı duruşunda bulunmak’ üzere; tüm târih ve sinemaseverleri, sinema salonlarına dâvet ediyorum...    

Esen kalın…

 

SEFA YAPICIOĞLU


 

Önceki ve Sonraki Yazılar