1. YAZARLAR

  2. Mikrop Hikmet

  3. ÖLÜNÜN ARKASINDAN KÖTÜ KONUŞANLAR
Mikrop Hikmet

Mikrop Hikmet

Yazarın Tüm Yazıları >

ÖLÜNÜN ARKASINDAN KÖTÜ KONUŞANLAR

A+A-

Son zamanlar tuhaf olmaya başladık...

Ölenler daha doğrusu ölünün arkasından kötü konuşmak adet oldu...

Bunu da daha fazla yapmaya başladık.

Bir sinema sanatçısı ölüyor sırf  görüşü farklı diye arkasından konuşmaya başlıyoruz... 

Yerden yere vuruyoruz.Yapmadığımız hakaretler kalmıyor.

Farklı  bir siyasetçi ölüyor. Bırak cenazesine katılmayı bir baş sağılığı bile dilenmiyor.Bunu daha çok örnek alacağımız siyasetçiler yapıyor.

Başka birileri kutsal topraklarda hakkın rahmetine kavuşuyor arkasında bildik bilmedik yakıştırmalar yapılıyor...

Ayıptır günahtır yahu... Lütfen silkelenin kendinize gelin.

Biz bize yeteriz diyorum her zaman... Biz bizi harcamayalım.

Sahip çıkalım her rengimize her düşüncemize.

Her kes aynı düşünceye sahip  olmak zorunda değil.

Mevlanayı okuyun Hacı Bektaş-ı  veliyi okuyun...

Aslında siz benim bu yazıyı neden yazdığımı çok iyi biliyorsunuz.

Ahmet YILMAZ...( Din Bilimci & Araştırmacı yazar bakın  neler yazmış olduğu gibi aktarıyorum... Ölünün arkasında konuşan tipler bunu iyi okusun... Ve lütfen bu yalnıştan biran  önce dönülsün...

Yüce Dinimiz, ölen biri hakkında, dini inancı ne olursa olsun, her yerde, her zaman ve herkes için geçerli olan bir ilke belirlemiştir ki o da şudur:

“ Ölen ya hayırla anılacak, ya iyiliği konuşulacak, ya da ebediyen susulacaktır. Allah’a ve Ahirete imanı olanın başka bir söylem ve eylem içinde olması mümkün değildir [1].”

 

Allah Elçisi, bunun gerekçesini ve doğuracağı sonucu şöyle özetlemiştir:

 

“ Sakın ölenlerin ardından ve hakkında kötü şeyler konuşmayınız.

Çünkü ölen biri hakkında kötü şeyler konuşmak[2] diriyi rahatsız eder; yaşayanları üzer; ölüye de konuşulan hiçbir şey ulaşmaz [3]!”

 

Birkaç gün önce aramızdan ayrılan, bu yalan dünyadan kurtulan ve en âdil yargıcın huzuruna giden bir hanım efendi için bırakın bir insanın, bir Müslümanın ağzına, imanına ve ahlâkına hiç mi hiç yakışmayan sözlerden öte, üstelik hiç çekinmeden sınırsız bağış ve sonsuz merhamet sahibi adına yargıda bulunulmaktadır.

Ebu Bekir, sağlığında Allah Elçisine dil uzatan bir müşrikin kabri yakınından geçerken “Allah bu kabir sahibine lânet etsin!” der. Ebu Bekir’in bu sözünü duyan oğulları da karşılık olarak ona kötü şeyler söyler.  Orada bulunan Allah Elçisi, iki tarafı da susturarak şöyle buyurur:

 

“ Ölen isterse bir müşrik olsun, ölüler hakkında kötü şeyler konuşmak ir Müslüman’a yakışmaz. Konuşulan ölüye ulaşmaz. Ancak yaşayanları incitir; sevenlerini kırar [4].”  

 

Evrenlere “sevgi, hoşgörü, güzel huy ve merhamet örneği ve önderi olarak gönderilen Allah Elçisi [5]” bu konuda evrendeki herkesi şöyle uyarmıştır:

 

“ Ölülerinizi güzellikleri ile anınız; yalnızca iyi taraflarını dile getiriniz. Günah ve kötülüklerini ise gizleyiniz [6].”

 

“ İçinizden biri vefat ettiği zaman onun bağışlanması için dua ediniz. Ayıplarını ortaya dökmeyiniz; dedikodusunu yapmayınız [7].”

 

“ Ölülerinize sakın dil uzatmayın; hele ki sövüp saymaya kalkmayın. Çünkü onlar dünyada yapmış oldukları kötülüklerinin cezasını çekeceği, iyiliklerinin de ödülünü alacağı en âdil mercie gitmiş bulunmaktadırlar; onların cezalandırılması ya da ödüllendirilmesi size düşmez [8].”

 

Kendileri cehennemden kurtulmuş gibi ona buna din ve dindarlık adına dil uzatanların Allah Elçisinin şu uyarısına uymaları gerekir:

 

“ Bir kişi, bir kişiye lânet eder; imanına yönelik bir söylemde bulunursa bu sözün gökteki görevli melekler tarafından Tanrısal kata ulaşması engellenir ve dünyaya geri gönderilir. Sözü söyleyenle söylenen sözün mutlaka bir sonuca bağlanması gerekir. Eğer kendisine dil uzatılan kişi, böyle bir belayı hak etmiyorsa söz, söyleyene geri döner ve o kişi işlediği suç ve günahın cezasını çeker [9].”

 

“ Mümin, kimseyi kötülemez; kimseye lânet okumaz  [10].”

 

“ Bu nedenle ey inananlar! Allah adına kimseyi kötülemeye ve lânetlemeye kalkmayın! Sakın Onun adına birini yargılamaya ve cezalandırmaya yeltenmeyin [11]!”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.