Prof. Dr. Onar: “Yapay zeka gazetecinin yerini alamaz”
Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinem Onar, yapay zekânın medya dünyasındaki hız ve kişiselleştirme etkilerine dikkat çekerek, içerik üretiminde insan denetiminin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Basın Ekonomisi ve İşletmeciliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinem Onar, yapay zekânın dijital medya ve yayıncılık üzerindeki dönüştürücü etkilerini değerlendirdi. Teknolojinin medya sektörüne sunduğu hız ve veri işleme kabiliyetlerini ele alan Prof. Dr. Onar, geleceğin medya ekosisteminde insan unsurunun vazgeçilmezliğini koruyacağını ifade etti.

Yapay zekanın en belirgin etkisinin hız ve kişiselleştirme olduğunu belirten Prof. Dr. Sinem Onar, “Artık içeriklerin kişilere özel bir şekilde sunulduğu, veri gazeteciliğinin tamamen kolaylaştığı, beraberinde rutin haber yazım süreçlerinin de otomatikleştiği bir süreç yaşanıyor. Bunlar en önemli etkileri diyebiliriz” dedi.
İçerik üretim süreçlerinde taslak oluşturma, SEO odaklı metin yazımı, görsel ve video üretimi ile dil çevirisi gibi zaman alan işlerin saniyelere indirildiğini ifade eden Prof. Dr. Onar, “Bu durum içerik üreticilerini sıfırdan üretmek yerine tamamen birer editör konumuna getirdi. Ancak içerikler yayına girmeden önce mutlaka uzman bir editör onayından geçmeli. Şeffaflık ve güvenilirlik ancak bu şekilde sağlanabilir” diye konuştu.
ROBOTLAR GAZETECİLİĞİ ELE GEÇİREMEZ
Yapay zekanın gazetecilerin yerini alıp alamayacağı konusundaki tartışmalara açıklık getiren Prof. Dr. Onar, “Yapay zeka sadece tekrara dayalı işlerde başarılı. Finans veya spor haberleri gibi veri odaklı alanlarda öne geçebilir ancak gazetecilik tamamen eleştirel düşünceye ve duygu aktarımına odaklı bir süreçtir. Dolayısıyla saha gazeteciliği, özel röportajlar ve eleştirel düşünce noktasında yapay zekanın insanın yerini alma olasılığı yoktur” dedi.
BİLGİ KİRLİLİĞİNE KARŞI “BİLGİ DİYETİ” ŞART
Dezenformasyon ve manipülasyon risklerine de değinen Prof. Dr. Onar, deepfake ve ses klonlama gibi teknolojilerin yanlış bilginin hızla yayılmasına yol açtığını vurguladı. Toplumun bir “bilgi obezitesi” ile karşı karşıya olduğunu belirten Prof. Dr. Onar, “Bu bilgi kirliliği karşısında bir ‘bilgi diyeti’ şart. Duyduğumuz veya gördüğümüz her şeyin doğruluğunu kabul etmeden önce araştırma kültürümüzü geliştirmeliyiz. Bunun yolu da medya okuryazarı olmaktan geçiyor. Medya metinlerine farklı bir bakış açısıyla bakabilmek için entelektüel olarak kendimizi geliştirmeliyiz” dedi.
ETİK SORUNLAR VE İNSAN DENETİMİ
Yapay zeka algoritmalarındaki ayrımcı ve ön yargılı verilerin elenmesi gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Onar, etik değerlerin korunması gerektiğini söyledi. Gizlilik konusunun günümüzün en büyük etik sorunlarından biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Onar, “İnsan denetimi yüzde yüz olmak zorunda. Yapay zekayı sadece bir asistan olarak kullanabiliriz ancak bağlamı anlamak, derin analizler yapmak ve empati kurmak noktasında insan hala çok önemli” diye konuştu.
MEDYADA HİBRİT MODELLER DÖNEMİ
Dijital dönüşümle birlikte yazılı, görsel ve işitsel içerikler arasındaki sınırların kalktığını belirten Prof. Dr. Sinem Onar, “Tek bir komutla makalelerin videoya, videoların etkileşimli grafiklere dönüştüğü bir dönemdeyiz. Gelecekte bu hibrit modellerin giderek daha fazla öne çıktığı bir süreç yaşayacağız” dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.