Avukat Yusuf Akın
Taş akıllı bilgeler...
Uçurumun kenarında duran koca dikili bir taş.
Kimselerden ilk varmış oraya, çakıllar da telaş.
Küçük taharet taşları bilemez hangi göz uyanık.
Büyük taşlar ezelden ebede hakikat için yanık.
Kavgada bir elden bir ele koşturan çakıl yosma.
Kayalar sert ve onurlu uzanır, takılamaz tasma.
Bir çekiç darbesiyle kuma dönüşen öteberiler.
Kayalar bir tarih kötülerin balyozuna direnirler.
Kayaların oğlu olmak ağır bir bedel, sorumluluk.
Kum kadar olan varlık yoksunu,kula eder kulluk.
Bilir kayalar, yüreği gevşek olan gelemez civara.
Korkak olan çakıllar, tutunamaz hiç bir duvara.
Surda olmak için taş gibi bir direnç, dayanıklık.
Tüm açılan delikler, küçük taşlardaki avanaklık.
Onbin yıldır kayalar, aptal çakıllara nasihat verir.
Birleşip kaya olmazlar, ayakların altında geberir.
Özgürlük nedir bilmez, köşeye ayrılmış üç çakıl.
Hep biçare, hep ezik, nerede göze sürecek akıl.
Uykusunda öykünür, hep bir kutsal kaya hayali.
Kahverengi olmuş her yanı, kalmamış mecali.
Sürünür çakıllar toprakta, zift katrana yapışık.
Başı dik bir kaya olmazsa taş, alamaz bir ışık.
Bilgeler, erdemli taşlar, himalayalardan güçlü.
Aşk, onur ve özgürlük, taş gibi en kutsal üçlü.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.