Pınar Yeşiltay Sevim

Pınar Yeşiltay Sevim

YANLIŞLIKLA DÜNYANIN ÖBÜR UCUNA UÇAN ÇOCUK

“Normal olmak ya da olmamak…”

Hani bazı kitaplar vardır daha önce okumadığınıza pişman olduğunuz, iyi ki okudum hissi veren ve hiç bitmesin istenen. Çizgili Pijamalı Çocuk kitabının ödüllü yazarı John Boyne’den çocuk/genç kategorisinde yer alan ve farklılıklar üzerine odaklanan “Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk” adlı eserinde farklı olduğu için çocuğunu olduğu gibi kabullenemeyen bir aileye odaklanıyor. 

7aca6187-ae8c-4837-8357-866d628d3d77.jpg

Toplumun normal kabul ettiği gibi olmayan bireylerin, engellilerin, zihni farklı işleyen kişilerin ya da ilgi ve yetenekleri diğerlerinden ayrı olan kişilerin ne yazık ki toplum tarafından ötekileştirilmesi durumu ile çok sık karşılaşıyoruz. Hele konu çocuklar olunca farklı gelişen çocukların diğer çocuklar tarafından etiketlenmesi durumu var ki dışlanan çocuk açısından tam anlamıyla bir travma sebebi. 

Peki ya sadece farklı olduğu için çocuğunu kabul etmeyen bir anne - baba düşünebilir misiniz? 

Obsesif bir şekilde normal olmaya odaklanmış aile çocuğunun normal kabul edilmeyecek yetenekleri olduğunu fark ederse neler yapabilir?

Sadece farklı olduğu için çocuğundan vazgeçebilir mi?

Normal olmak ne demek?

işte tüm bu soruların cevaplarını veren Tudem Kültür Yayınlarından çıkmış “ Yanlışlıkla Dünyanın Öbür Ucuna Uçan Çocuk” kitabını okurken toplum baskısı dolayısı ile evlatlarının farklı olmalarını benimseyemeyen aileler geldi aklıma. Sadece onların bekledikleri gibi olmadığı için çocuğunun mutluluğunu engelleyen, çocuğunun geleceğine farklı yön vermeye meyillenen aileler.

Bazen kültürel, bazen toplumsal, bazen dini bazen de felsefi nedenlerle çocuğumuzun kendisi olmasını engelleriz. Bizim istediğimiz gibi davranmasını, istediğimiz gibi olmasını, kılık kıyafetinden sözcüklerine, seçeceği meslekten eş seçimine ailemize yaraşır olması gerekçesi ile müdahale eder, tercihlerini yaşamasını engelleriz. Oysa hiç bir çocuk anne babasının beklentilerini karşılamak ve onların istediği gibi olmak için gelmemiştir dünyaya. Okyanuslarda yüzmeye meyletmiş bir balığın, çöllerde kumları aşmasını istemek gibidir bu talepleri ailelerin. 

Farklı olmanın kötü bir şey olmadığını ve hazzını keşfeden çocuğun tüm baskılara ve tüm imkansızlıklara rağmen “kendisi olarak kalmayı” tercih edebileceği gibi hayallerinden kişiliğinden ödün vererek beklentilere cevap vermek üzere değişmeye çalışması sadece mutsuzluk getirecektir.

Unutmayın, her kuş uçabilir ama yüzemez. Bu balıklar için de geçerlidir. Her balık yüzer ama uçamaz. O halde neden her çocuğun aynı olması, aynı derslerde yüksek performans göstermesi beklenir hiç anlamam.

Sevgili aileler lütfen çocuğunuzun farklılıklarını keşfedin, ilgi ve yeteneklerini geliştirin, eksik olduğu yönler için onları eleştirmek yerine eksikliklerini normal seviyeye çekecek desteği verin ama lütfen zorlamayın. Ve unutmayın ki, çocuğun ilgi ve yeteceği olmayan bir alanda 100 birimlik yatırım yapmak yerine, ilgisinin olduğu alanda 40 birimlik bir yatırım çocuğu çok daha fazla geliştirecektir.

Unutmayın ki, her çocuk biricik ve özeldir. Uçan da, yüzen de, sürünen de bırakalım kendi alanında başarılı olsun ya da olmasın. Ama kendisi olsun.

Ve sevgili aileler, lütfen çocuklarınıza bu kitabı okuyun. 

Pınar Yeşiltay Sevim
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.