Serpil Sümer
Yeni Yıldan Ne Bekliyorsun?
Sahi, yeni yıldan ne bekliyorsunuz? Bunu gerçekten samimiyetle soruyorum. Her gelen yıl, bir önceki yılı aratır oldu sanki. Yine de çoğumuz “Aman, alıştık.” deyip hayatı olduğu gibi kabullenmeye çalışıyoruz. Belki bu yüzden yeni yılı, “sabır yılı” olarak görmekten başka çaremiz kalmıyor. Çünkü insan umutsuz yaşayamıyor; enflasyon düşer, zamlar biter, cebimiz biraz nefes alır diye bekliyoruz. Fakat daha asgari ücret bile açıklanmadan gelen zam yağmuru hepimizi etkiledi.
Gündelik hayatımızda da bunun yansımasını açıkça görüyoruz. Düşünün; sabah kalkıyoruz ve kahvaltı masasında konuşulan ilk konu yine zamlar oluyor. Geçen gün eşimle araç muayenesinin 3.288 lira olduğunu duydum. “Geçen yıl kaçtı?” diye sordum, “Hatırlamıyorum.” dedi. Üstelik gecikirse her ay yüzde 5 faiz ekleniyor. Hal böyle olunca, arabası olan mı düşünsün, olmayan mı; insan şaşırıyor.
Ekonomiden söz açılmışken gençleri de etkileyen bir başka mesele var: bedelli askerlik. Sosyal medyanın gündemi şu sıralar bu konu. 333 bin lira gençler için gerçekten yüksek bir rakam. “Vatan görevi” olarak gördüğümüz bir şeyin bedelli olması ayrı bir tartışma konusu; ama bundan da öte, bu parayı nereden bulacakları büyük problem. Emekliler açısından baktığımızda tablo farklı değil. Enflasyon hâlâ yüksek seyrediyor ve alım gücü her geçen gün biraz daha zayıflıyor.
Bütün bunların yanında bir de doğayla ilgili ciddi bir sınav kapıda. Su meselesine gelecek olursak, gidişat böyle devam ederse yazı susuzlukla geçireceğiz gibi görünüyor. Belki o zaman aklımız başımıza gelecek ama iş işten geçmiş olacak. Tasarruf yapmayı öğrenmezsek bu sorun sadece büyüyecek.
Elbette sadece ülke içi değil, dünya gündemi de yoğun. Dünyada yaşanan gelişmeler bizi de doğrudan etkiliyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Trump’la yaptığı telefon görüşmesinde Gazze’den Venezuela’ya kadar pek çok konu ele alınmış. Ticaret ve savunma başta olmak üzere bölgesel meselelerde Türkiye’nin arabuluculuk rolü umut verici görünüyor.
Toplumun geleceğini ilgilendiren bir başka gündem ise çocuklar ve sosyal medya. 15 yaş altına sosyal medya hesabı açmanın yasaklanacağı konuşuluyor. Bu aslında uzun zamandır tartışılan bir adımın fiili karşılığı gibi. Bunun iyi mi kötü mü olduğunu zaman gösterecek; fakat büyükler kendini düzeltmedikçe tek başına yeterli olmayacağı da ortada.
Kısacası, yeni yıl geldi ve biz yine umutla, endişeyle, sorularla iç içeyiz. Tüm bu belirsizliklerin arasında tek temennim; sabrın umuda dönüştüğü, suyun, ekmeğin, adaletin eksik olmadığı bir yıl olması. Sağlık olsun; gerisi elbet hallolur, inşallah.


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.