ANLAŞILMAK

Merhaba sevgili dostlar. Bugün sizi Halil Cibran’ın bir sözüyle karşılamak istedim. Diyor ki Cibran: ‘’Başka bir insanın hakikatı, onun sana açıkladığı şey değil açıklayamadığı şeydedir. Bu yüzden onu anlamak istersen söylediğine değil söylemediğine kulak ver.’’
     
Uzun zamandır düşündüğüm bir konu, anlaşılmak. Gerçekten biz birbirimizi ne kadar anlıyoruz ya da anlamak için ne kadar çaba harcıyoruz?
     
Küçücükken başlar anlaşılma çabamız. İlk hareketimiz kendimizi anlatmaya yöneliktir. Başkalarını anlamaya çalışmak sonradan gelişen bir becerimizdir. Bu ilk hareketimiz, birtakım örüntülerle oluşmaya başlar. Siz öncelikle kendinizi en yalın halinizle anlatmaya çalışırken engellerle de karşılaşmaya başlarsınız. Ne de olsa her şeyi aleni anlatmak ayıptır ve toplumda hoş karşılamama eğilimi vardır. Böylece toplumsallaşma adı altında kendi duygularınızı ve düşünce örüntülerinizi tam yansıtmamayı öğrenirsiniz. Zamanla bu çabanız o kadar doğal hale gelir ki, unutur gidersiniz çabalarınızı.
     
Böylece zamanla yeni bir çaba ediniriz. Söyleyemediklerimizden anlaşılmayı bekleme. Ben söyleyemem ama sen beni anla, derdidir bu. Şimdi çoğumuzun bu aşamada olduğu düşünülürse kimin bizi anlayacağını düşünmek son derece ironiktir.
     
İnsanoğlu belki de en fazla anlaşılmayı bekliyor bu çağda. Ancak dediğimiz gibi bu, tek taraflı bir çabaysa tam olarak işlemiyor maalesef. Belki de ilk kodlandığımız yere dönerek önce anlaşılmanın yanına anlamayı da eklemeliyiz. Birini anlamadan anlaşılmayı beklemek kuşun tek kanadıyla uçmaya çalışmasına benziyor. 
     
Dedik ya, bu çağ anlamadan anlaşılmayı bekleyen insanların çağı diye. O zaman gelin bir de o açıdan bakalım çağımıza. Anlaşılmayı bekleyen insanlara nasıl bakacağımıza. Bir insanın tam olarak anlaşılabilmesi için önce eylemlerine ve söylemlerine dikkat etmeliyiz. Sonra sosyal medyada neler paylaştığına bakabiliriz. Sonra da paylaştıklarıyla söyledikleri ve yaptıkları arasındaki farklara odaklanabiliriz. Bunlar bize kişi hakkında ciddi bir fikir verebilir. Kişi, hangi konuda en çok anlaşılmak istiyorsa en çok dile getireceği de o olacaktır. Sözgelimi profilinde sürekli kendi fotoğrafını paylaşıp ne kadar huzurlu ve mutlu olduğundan dem vuruyorsa büyük bir ihtimalle yalnızlık çekiyordur. Ve bu yalnızlığının anlaşılmasını bekliyordur.
     
Benim favori yöntemim ise, kişinin en çok kullandığı sözcüklere bakmaktır. Gün içinde motif haline getirdiğimiz sözcükler, bizim düşünce yapımız hakkında ciddi ipuçları sunar bize. Dikkat edin bakalım sözcüklerinize, ne söylüyorlar size? Dilinizde amalar çoksa kendi içinizde ciddi direnç gösteriyorsunuz demektir bir şeylere. Beni bulmaz ki, gibi bir kalıbı çok fazla kullanıyorsanız şansın hiç sizden yana olamadığına dair bir kalıbı düşünce dünyanıza almışsınız demektir. Neler mümkün, kalıbı en sevdiklerimdendir çünkü bizi olanakçı yapar. Yani fırsatları değerlendirme noktasında bir adım öne çıkarır. Bizi gerileten kalıplardan biri de: Neden ben? Kalıbıdır. Dünyanın bütün olumsuzluklarının bizi bulmak için yarış ettiği anlamını taşır. 
    
Anlaşılmak mı istiyorsunuz, önce siz kendinizi anlayın ve dilinizdeki sözcükleri değiştirmekle başlayın işe. Daha olumlu daha açılımı yüksek sözcükler kazandırın dilinize. Ben mutluluğu, anlaşılmayı hak ediyorum, başıma gelen her türlü olumsuzluktan kurtulma gücüne sahibim, hayat bana istediğim her şeyi bollukla güzellikle sunar, sahip olduğum her şeye teşekkür ederim, yaşadıklarım beni güçlü kılar gibi pek çok cümleyi kullanmayı tercih edebiliriz. Böylece sınırlayıcı inançlarımızdan kurtulabiliriz. Önce kendimizi anlamayı başarabilirsek bizi anlayan insanların ne kadar çok olduğuna şaşırabiliriz dostlar.
    
Unutmayalım ki anlaşılmak özellikle bu çağda harika bir doygunluktur. Yeter ki anlaşıldığımız oranda da anlamaya odaklanalım. O zaman kişinin söylemediklerinden de koca bir dünya yakalayabiliriz.

     

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum