Pınar Yeşiltay Sevim

Pınar Yeşiltay Sevim

Hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor

Sevgili Dost! Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmeyişinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz? Hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor? Acaba 'insan' denince hatırlanıyor muyuz?” diyor üstad A.Ali Ural “Posta Kutusundaki Mızıka” adlı eserinde. Hayatta başımıza gelen olaylarda, yaşadığımız deneyimlerde ya da gündelik hayatımızı sürdürürken ne kadar farkındalıkla bakıyoruz? Peki ya ebeveynlik söz konusu olduğunda? Çocuğun ağlamasının ya da gülmesinin ardında nasıl bir rasyonellik bekliyoruz? Ağlayan bir çocuk her zaman hasta mıdır, ağrısı mı olmalıdır; peki ya gülümsemesi her daim mutluluğuna mı işaret eder? Korkudan, bastırılmışlıktan ve otoriteye itaatten de gülümsemeye çalışıyor olabilir bir çocuk ya da sadece ilgi çekmek daha fazla onaylanmak için de. Önemli olan ebeveyn olarak sakin kalabilmek, önce kendini sonra da çocuğunu tanıyarak yola devam edebilmektir. Kendisinin, değerlerinin ve hislerinin farkına vararak an’da kalabilen ebeveynler yetiştirecektir ancak kuş diyince karganın da akla gelebileceği (ya da tam tersi) nesilleri. Aslında verilmek istenen mesaj çok açık ve net: geniş açıdan bakan, türünün tüm özelliklerini bilen ve uygulayan kısacası “insanlıktan nasibini alan” ve insan olmanın ayırdına vararak davranışlarını onaran bireyler gerek bizlere. Bu bireyleri yetiştirecek olan anne babalara da pek çok görev düşmekte elbette. Günümüz modern dünyasında sayıları giderek artan; herseye sahip olmayı kendine hak gören, değer yargılarını kendilerine göre güncelleyerek insani değerleri yitiren ve illa ki “Ben” diyen nesiller yetişiyor hızla. Bu nesillerin de yakın gelecekte kendi çocuklarını yetiştireceği dikkate alındığında zaman zaman umutsuzluk hasıl olsa da kendime anımsatıyorum karganın da bir kuş olduğunu ama tüm kuşların ortak özelliği olan güzel ötüşe sahip olamadığı için de toplumda dışlandığını. Toplum değer yargılarına duyarlı, insani değerlerin farkında ve en önemlisi vicdani değerleri olan nesilleri yetiştirecek olan anne babalara naçizane tavsiyelerim: * Çocuğunuza erken yaştan itibaren hayattaki tek odak noktasının kendisi olamayacağını, her ne kadar kendi evinizde onun biricik ve tek olduğunu vurgulasak da toplumda bir birey olarak görevleri olacağını öğretin. Başkalarının da kendisi kadar insani haklara sahip olduğunu anlattın ve ortak yaşam bilincini öğretin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.