Sürdürülebilirlik

Konumuz; süt sığırcılığı işletmelerinde sürdürülebilirlik.

Her işletme için sürdürülebilirliğin üç temel noktası vardır.1- Finansman, 2-Verimlilik,3-Ürünün uygun fiyata satılabilmesi.

Bunlar süt sığırcılığı işletmeleri için de geçerlidir.

Fakat süt sığırcılığı ile uğraşanlara yönelik özel koşullar da söz konusudur. Özel koşulları sırlayalım; 1- Buzağılar ölmesin, 2- Kuru, temiz ve konforlu ortam, 3- Kesinlikle suni tohumlama, 4-Kuru sağım (susuz sağım), 5- Kuru ve geçiş dönemi, 6- Laboratuvar tahlili, 7- Koruyucu hekimlik.

Süt sığırcılığı yapan çiftlikler yukarıdaki 7 konuya önem verirlerse “sürdürülebilir işletmeler” haline gelirler.

Tabii ki dikkat edilecek çok konu vardır. Ayrıntılı olarak bakıldığında özen gösterilmesi gereken konuların yukarıdaki 7 maddeden ibaret olmadığını görürüz. Ancak bu 7 madde işletmenin temelini oluşturmalıdır. Bu temeller üzerine kurulmuş işletmelerde, ek olarak, iyi kayıt ve iyi gözleme dikkat edilmelidir. Zaten iyi kayıt – iyi gözlem sürü yönetiminin temel ilkelerindendir.

Çiftliklerde “olmazsa olmaz “denilen temel ihtiyaç kaliteli kaba yemdir. Özellikle önem verilmeli ve çiftliğin kuruluşundan başlayarak bu konu incelikle düşünülmelidir.

Her yerde olduğu gibi bilginin önemi süt sığırcılığı işletmelerinde de öne çıkmaktadır. Sürdürülebilirlik için bilgi sahibi olmak şarttır. Hayvancılık otla yapılır, yemle yapılır ama özellikle bilgi ile yapılır.

Sürdürülebilir olmanın bir koşulu da mümkün olduğunca teknolojiyi kullanmaktır.

Gelelim temeli oluşturacak 7 maddeye; buzağı kaybetmemeyi kesinlikle öğrenmeliyiz. Buzağıları çoğunlukla ishalden ve zatürreden (pneumoni ) kaybediyoruz. Her iki yönde de koruyucu hekimliği biliyoruz, yeter ki uygulayalım.

Kuru, temiz ve konforlu ortamın gerekliliğine inanmak şarttır. Sürdürülebilir işletmeler kuru temiz ve konforlu işletmelerdir. Pis,ıslak ve konforsuz ortamlar süt sığırcılığı için uygun değildir.

Suni tohumlama genetik ilerleme için olduğu kadar sağlık için de şarttır. Genetik ilerleme ihmal edilmemeli, en kaliteli spermalar kullanılarak sağlanmalıdır. Boğa atlatma yani tabii dölleme ile beşi bakteri, biri protozoa ve dördü de virüs etkenli hastalık bulaşabilir. Tüberküloz, paratüberküloz, leptospiroz, bruselloz, Camphylobacter fetus enfeksiyonlarının doğal aşım ile bulaşma riski vardır. Tritrichomoniasis enfeksiyonları ise protozoa etkenli ve çiftleşme ile bulaşacak hastalıklardan biridir. BVD-MD, IBR-IPV, löykoz ve mavi dil hastalıkları da viral etkenli,yavru atmaya, döl tutmamaya yol açan hastalıklardır.

Diğer yandan genomic testlerden geçmiş boğaların recessive (resesif, çekinik) genler bakımından güvenli olması da önemli bir avantajdır. Kısacası suni tohumlama yerine doğal aşımı tercih eden işletmeler sonunda başarısız olurlar.

Mastitis (meme yangısı) süt sığırcılığının başlıca dertlerinden biridir. Mastitisten uzak durmak için dikkat edilmesi gereken birçok konu vardır. Bunların başında susuz sağım (kuru sağım) gelmektedir. Memeyi yıkamadan, ön daldırma ve son daldırma solüsyonlarını kullanarak sağım yapılması gerekir.

Kuru dönem ve geçiş dönemi beslemesi, bu dönemde ineklere verilmesi gereken destekler doğumu takip eden günlerde görülme ihtimali olan hastalıklar için tam anlamıyla koruyucu hekimliktir. Kuru dönem, doğuma yakın iki hafta ve doğumu takip eden iki hafta özellikle dikkat edilmesi gereken günlerdir. Kuru dönemde sağmal dönemin aksine inekler düşük kalsiyum ve düşük enerji diyeti ile beslenmelidirler. Yem katkıları da sağmal dönemde kullanılanlardan farklı olmalıdır Bir çiftlikte ineklerde doğum sonrası sorunlar görülüyorsa kuru ve geçiş dönemi hataları olduğu kesindir. Yeni doğum yapmış ve verim beklediğimiz ineklerin dertleriyle uğraşmak zorunda kalan işletmeler devamlılığını sağlayamazlar. Verimsizliğe, masraflara uzun süre dayanamazlar.

Hastalıklarda laboratuvar teşhisi çok büyük önem taşır. Teşhis konulmadan, deneme- yanılma yöntemiyle yapılmaya çalışılan tedavi girişimleri zaman ve para kaybına, sonunda hayvanın kaybına sebep olur. Çiftlik yönetiminde kesinlikle laboratuvardan yararlanmak gerekir.

Tedavi pahalıdır. Garantili değildir. Koruyucu hekimlik ucuzdur ve garantilidir. Hastalık ortaya çıkmadan önce önlemler alınmalıdır. Koruyucu hekimlik işletmenin kuruluşundan başlar. İneklerin isteklerine uygun barınak yapılması, barınağın kuru, temiz ve konforlu tutulabilecek şekilde tasarlanması şarttır. Doğru besleme, uygun boğa sperması seçimi ve aşıların sistemli olarak yapılması koruyucu hekimliğin temelini oluşturur.

Süt sığırcılığında başarı birçok ayrıntının dikkatle uygulanması ile mümkün olur. Ancak baştaki 7 maddelik sistem ile sağlam bir temel üzerine kurulan sürü yönetimi başarıya açılan önemli bir kapıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.