İzmir’in coğrafyası değişti: Deniz bir zamanlar neredeydi?

İzmir’in coğrafyası değişti: Deniz bir zamanlar neredeydi?

İzmir’in bugünkü kıyı çizgisi binlerce yıl boyunca büyük değişimler geçirdi. Bilimsel araştırmalar, denizin Orta Holosen’de Bornova Ovası’nda bugünkü kıyıdan yaklaşık 1,5 kilometre içeriye kadar ilerlediğini ortaya koyuyor.

Bugün Kordon’da yürürken, Kemeraltı’nın kalabalık sokaklarında alışveriş yaparken ya da Bornova Ovası’ndan geçerken görülen İzmir manzarası, binlerce yıl önce oldukça farklıydı. İklim değişimleri, deniz seviyesindeki yükselme, akarsuların taşıdığı alüvyonlar ve insan müdahaleleri İzmir Körfezi’nin kıyı çizgisini defalarca değiştirdi.

Öyle ki bugün karada bulunan bazı bölgelerin geçmişte denizle çok daha yakın ilişkisi vardı. Bornova Ovası’nda yapılan bilimsel çalışmalar, Orta Holosen’de denizin bugünkü kıyı çizgisinden yaklaşık 1,5 kilometre daha içeriye sokulduğunu gösteriyor. Kemeraltı çevresinde gerçekleştirilen araştırmalar ise bugünün tarihi çarşısının bulunduğu bölgenin antik Smyrna'nın limanıyla ilişkisini ortaya çıkarmaya devam ediyor.

e7a92ab7ae4f14b347d17a9b4fd03759.jpg

20 BİN YIL ÖNCE DENİZ ÇOK DAHA UZAKTAYDI

İzmir kıyılarının hikâyesini anlayabilmek için binlerce yıl geriye gitmek gerekiyor.

Son Buzul Maksimumu olarak adlandırılan dönemde, yaklaşık 20 bin yıl önce, dünyadaki büyük miktarda su buzullar içerisinde tutuluyordu. Bu nedenle küresel deniz seviyesi bugünkünden yaklaşık 130 metre daha aşağıdaydı. Ege kıyıları da bugünkünden oldukça farklı görünüyordu.

İklimin ısınması ve buzulların erimesiyle deniz seviyesi yükselmeye başladı. Yaklaşık 6 bin yıl önce ise deniz seviyesi kabaca bugünkü düzeyine ulaştı. Bu büyük değişim, İzmir Körfezi'nin çevresindeki alçak alanların coğrafyasını da yeniden şekillendirdi.

DENİZ BORNOVA OVASI’NA KADAR İLERLEDİ

Bu değişimin en dikkat çekici izlerinden biri Bornova Ovası'nda görüldü.

Bornova Ovası'nın geçmiş coğrafyasını ortaya çıkarmak amacıyla yapılan sondaj çalışmalarında denizel sedimanlara ulaşıldı. Araştırmalar, Orta Holosen döneminde denizin bugünkü kıyı çizgisinden yaklaşık 1,5 kilometre içeride olduğunu ortaya koydu.

Başka bir ifadeyle bugün tamamen kara olarak görülen Bornova Ovası'nın kıyıya yakın bazı kesimleri binlerce yıl önce denizin etkisi altındaydı.

Ancak bu, denizin bugünkü Bornova merkezine kadar ulaştığı anlamına gelmiyor. Örneğin İzmir'in bilinen en eski yerleşimlerinden Yeşilova Höyüğü bugün kıyıdan yaklaşık 3,8 kilometre içeride bulunuyor. Bilimsel çalışmalar burada yerleşimin geçmişini yaklaşık 8 bin 500 yıl öncesine kadar götürüyor.

KEMERALTI’NIN OLDUĞU YERDE LİMAN VARDI

İzmir'in değişen kıyı çizgisinin belki de en şaşırtıcı bölümü Konak ve Kemeraltı çevresinde karşımıza çıkıyor.

Bugün yüzlerce dükkânın, hanın, caminin ve tarihi yapının bulunduğu Kemeraltı, geçmişte denize bugünkünden çok daha yakındı. Bilimsel araştırmalarda da Kemeraltı çevresinin eski dönemlerde liman alanı olarak kabul edildiği belirtiliyor.

Smyrna Agorası ve Agoranın batısındaki Kemeraltı bölgesinde gerçekleştirilen sondaj çalışmaları, antik kentin kıyıyla ilişkisini anlamaya yönelik önemli veriler sağladı. Araştırmanın ön bulguları, Smyrna Agorası çevresindeki yerleşimin ilk dönemlerinde bir kıyı yerleşimi niteliğinde olduğunu ve bölgenin uzun süre liman işlevini koruduğunu gösteriyor.

Dolayısıyla bugün Kemeraltı'nın içlerinde yürürken geçilen bazı noktaların geçmişte liman yaşamının çok daha yakınında bulunduğunu düşünmek mümkün.

DENİZ ÇEKİLMEDİ, KIYI İLERLEDİ

İzmir'in eski haritaları veya geçmiş kıyı çizgileri incelendiğinde ortaya çıkan değişim ilk bakışta “deniz çekildi” şeklinde yorumlanabiliyor. Ancak süreç bundan daha karmaşık.

Deniz seviyesinin yaklaşık bugünkü seviyesine ulaşmasının ardından akarsuların taşıdığı kum, kil, silt ve diğer malzemeler sığ kıyı alanlarını doldurmaya başladı. Binlerce yıl süren bu birikim sonucunda alüvyal düzlükler genişledi ve kıyı çizgisi denize doğru ilerledi.

İzmir'in bugünkü kıyı görünümü de bu uzun doğal sürecin ve sonraki dönemlerde gerçekleştirilen insan kaynaklı kıyı düzenlemelerinin sonucunda ortaya çıktı.

AGORA NEDEN BUGÜN DENİZDEN UZAKTA?

Bugün Smyrna Agorası'ndan denize bakıldığında kıyının oldukça uzakta olduğu görülüyor. Oysa antik dönemde kentin denizle ilişkisi çok daha güçlüydü.

Smyrna Agorası çevresinde 2022 yılında başlayan paleocoğrafya ve jeoarkeoloji çalışmalarının temel amaçlarından biri de tam olarak bu soruya yanıt vermek: Antik Smyrna'nın kıyısı neredeydi ve kıyı çizgisi zaman içerisinde bugünkü konumuna nasıl ulaştı?

Sondajlardan elde edilen tortular araştırmacılara adeta geçmişin haritasını sunuyor. Denizel canlı kalıntıları, kum tabakaları ve karasal sedimanların hangi derinliklerde bulunduğu incelenerek bir bölgenin hangi dönemlerde deniz, kıyı veya kara olduğu anlaşılabiliyor.

İZMİR’İN ALTINDA ESKİ KIYILARIN İZLERİ BULUNUYOR

Bugün asfaltın, binaların ve meydanların altında kalan toprak katmanları İzmir'in yalnızca arkeolojik geçmişini değil, coğrafi geçmişini de saklıyor.

Yeşilova, Yassıtepe, Bayraklı-Tepekule ve Smyrna Agorası çevresinde yıllardır gerçekleştirilen sondajlar sayesinde İzmir'in binlerce yıllık coğrafi değişimi adım adım ortaya çıkarılıyor.

Ortaya çıkan tablo ise bugünkü İzmir'e oldukça farklı bir gözle bakmayı sağlıyor. Bornova Ovası'nın kıyı kesimlerinde denizin daha içeriye sokulduğu, Kemeraltı çevresinin antik limanla iç içe olduğu ve Smyrna'nın denizle bugünkünden çok daha yakın bir ilişki kurduğu bir İzmir...

Kısacası bugün bildiğimiz kıyı çizgisi İzmir'in değişmez bir sınırı değil. Binlerce yıldır deniz, akarsular ve insan eli kentin kıyılarını yeniden şekillendiriyor. İzmir'in bugünkü sokaklarının altında ise yalnızca eski kentlerin değil, bir zamanlar var olan kıyıların da izleri saklanıyor.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.