Arif ÇAYAN
Vücudunda Platin, Yüreğinde Vatan: Cüneyt Müdür’ün Yeni Yolculuğu
Bazı haberleri gazeteci olarak okursunuz, bazı haberleri ise tanıdığınız insanın hikâyesini bildiğiniz için başka türlü hissedersiniz.
Gazi Emniyet Müdürü Cüneyt Bilen’in 1. Sınıf Emniyet Müdürlüğü’ne terfi ettiğini öğrendiğimde benim için tam olarak böyle oldu.
Çünkü Cüneyt Müdür’ü İzmir’de görev yaptığı dönemden tanıyorum.
Dolayısıyla bugün onun terfisini yalnızca emniyet teşkilatındaki rutin bir görev değişikliği olarak görmek benim için mümkün değil.
Yıllar önce tanıdığım bir emniyet mensubunun bugün geldiği noktaya baktığımda; üniformasına duyduğu saygıyı, devletine bağlılığını, mesleğine verdiği emeği ve başından geçen onca şeye rağmen görevinden vazgeçmeyişini görüyorum.
Bazı insanlar vardır, makam onları büyütür.
Bazı insanlar da vardır, oturdukları makama kendi karakterleriyle değer katarlar.
Ben Cüneyt Müdür’ü ikinci grupta görüyorum.

O ÜNİFORMANIN AĞIRLIĞINI TAŞIMAK…
Polislik dışarıdan bakıldığında bir meslek olarak görülebilir.
Ama o üniformayı taşıyanların hayatına biraz yakından baktığınızda meselenin yalnızca bir meslek olmadığını anlarsınız.
Bayram günü herkes ailesiyle sofradayken onlar görev başındadır.
Gece herkes evinde uyurken onlar sokaktadır.
Bir tehdit ortaya çıktığında insanlar güvenli yere gitmeye çalışırken onlar tehlikenin olduğu yere doğru yürür.
Çünkü devlet adına görev yapmak böyle bir sorumluluktur.
Cüneyt Bilen’in meslek hayatında bunun çok güçlü örneklerinden biri 15 Temmuz 2016 gecesidir.
Türkiye’nin hafızasına kazınan o karanlık gecede Marmaris’te, dönemin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast girişimine katılan askerlerin yakalanması amacıyla yürütülen çalışmalarda aktif görev aldı.
Bu çalışmalarından dolayı daha sonra plaketle onurlandırıldı.
15 Temmuz’u yaşamış bir millet olarak biliyoruz ki o gece yalnızca kurumlarımız değil, millet iradesi ve devletimizin geleceği hedef alınmıştı.
Böylesine kritik bir gecede görev başında bulunmak, yıllar sonra özgeçmişe yazılacak sıradan bir satır değildir.
O satırın içerisinde cesaret vardır.
Sorumluluk vardır.
Ve her şeyden önemlisi vatan görevi vardır.
SONRA HAYAT ONU ÇOK AĞIR BİR SINAVDAN GEÇİRDİ
Takvimler 2017’yi gösterdiğinde Cüneyt Müdür bu kez bambaşka bir mücadeleyle karşı karşıya kaldı.
Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın Fethiye’deki programında görevliyken resmi araçla ağır bir trafik kazası geçirdi.
Sonrası kolay anlatılabilecek bir süreç değil.
Beş ameliyat…
Dört platin…
Tam 39 vida…
Bu rakamları bir haber metninin içerisinde birkaç saniyede okuyup geçebilirsiniz.
Ama bir de yaşamayı düşünün.
Ameliyathane kapısında bekleyen ailesini düşünün.
Bir insanın yeniden ayağa kalkabilmek için verdiği mücadeleyi düşünün.
Yıllarca sokakta, sahada, görevin içinde olan bir polis müdürünün bir anda hastane odasında yeniden yürüyebilmenin mücadelesini vermesini düşünün.
Muğla ve İzmir’de devam eden fizik tedavi…
Acılar…
Bekleyiş…
Sabır…
Ve sonunda yeniden ayağa kalkış.
İşte bana göre Cüneyt Bilen’in hikâyesinin en anlamlı taraflarından biri burada başlıyor.
Çünkü o yaşadığı ağır kazanın ardından “Artık yeter” demedi.
Yeniden ayağa kalktı ve görevine döndü.
Kendisine gazilik unvanı verildi.
Vücudundaki 4 platin ve 39 vida nedeniyle kamuoyu ona “Biyonik Müdür” demeye başladı.
Ama ben onu İzmir’den tanıyan biri olarak bugün başka türlü tarif etmek istiyorum:
Biyonik olan yalnızca bedeni değil.
Asıl güçlü olan iradesi.
Çünkü insanı ayağa kaldıran platin değildir.
İnsanı ayağa kaldıran, içerisinde taşıdığı mücadele azmidir.

GİTTİĞİ YERDE SADECE GÖREV YAPMADI
Cüneyt Müdür daha sonra Elazığ’ın Sivrice ilçesinde yaklaşık dört yıl görev yaptı.
Ve oradan ayrılırken arkasında yalnızca resmi evraklarda yazan bir görev süresi bırakmadı.
Çalışmaları nedeniyle Sivrice Kaymakamlığı tarafından Üstün Başarı Belgesi ile onurlandırıldı.
Sivrice Belediyesi ise kendisine Fahri Hemşehrilik Beratı verdi.
Bence bu iki ödül arasında Fahri Hemşehrilik Beratının ayrı bir anlamı var.
Çünkü bir insan bir şehre tayin edilir.
Görevini yapar.
Süresi dolar ve gider.
Ama o şehir size, “Artık sen de bizdensin” diyorsa orada başka bir hikâye vardır.
Demek ki yalnızca görevinizi yapmamışsınız.
İnsanların gönlünde de bir yer edinmişsiniz.
Devlet memurluğunda bundan daha güzel izlerden biri olabilir mi?
BUGÜN O RÜTBEYE BAKINCA…
Ve şimdi Cüneyt Bilen, 1. Sınıf Emniyet Müdürlüğü’ne terfi etti.
Yeni görev yeri yeniden Muğla.
Muğla İl Emniyet Müdür Yardımcısı olarak Bodrum Deniz Polisi ve Limanlarından sorumlu olacak.
Bugün omzundaki rütbe değişiyor olabilir.
Ama benim gözümde değişmeyen bir şey var:
Devlete hizmet etme iradesi.
Cüneyt Müdür’ü İzmir’de görev yaptığı yıllardan tanıyan biri olarak bu terfinin arkasındaki mücadeleyi görünce insan ister istemez gururlanıyor.
Çünkü başarı dediğimiz şey yalnızca bir makama gelmek değildir.
Bazen başarı, hayat sizi yere düşürdüğünde yeniden kalkabilmektir.
Bazen ameliyat masasından çıkıp yeniden yürüyebilmektir.
Bazen vücudunuzda 39 vidayla yeniden üniformanızı giyebilmektir.
Ve bazen bütün yaşadıklarınıza rağmen:
“Görevimin başındayım” diyebilmektir.
DEVLET BÖYLE İNSANLARIN OMUZLARINDA YÜKSELİR
Biz bu ülkede üniformanın ne anlama geldiğini bilen insanlarız.
O üniformanın omzundaki ay yıldızın bedelini de biliyoruz.
Polisimizin, askerimizin, güvenlik güçlerimizin bu toprakların huzuru için nasıl fedakârlıklar yaptığını da biliyoruz.
Bu nedenle Cüneyt Bilen’in hikâyesine baktığımda yalnızca başarılı bir emniyet müdürü görmüyorum.
Devletine hizmet ederken bedel ödemiş bir gazi görüyorum.
15 Temmuz gecesi görev başında olan bir Türk polisi görüyorum.
Ağır bir kazanın ardından beş ameliyat geçirip yeniden ayağa kalkan bir mücadele insanı görüyorum.
Gittiği şehirde insanların sevgisini kazanmış bir kamu görevlisi görüyorum.
Ve bugün yılların emeğinin ardından 1. Sınıf Emniyet Müdürlüğü rütbesine ulaşmış bir devlet adamı görüyorum.
İzmir’de görev yaptığı dönemden tanıdığım Cüneyt Müdür’ün bugün geldiği noktadan dolayı kendi adıma mutluluk duyuyorum.
Yeni rütbesi hayırlı olsun.
Yeni görevi hayırlı olsun.
Allah devletimiz için görev yapan bütün polislerimizi, askerlerimizi ve güvenlik güçlerimizi korusun.
Ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde görev yapanların ayağına taş değmesin.
Ve Cüneyt Müdür…
Yolun açık olsun.
Sana yıllardır “Biyonik Müdür” diyorlar.
Vücudundaki 4 platin ve 39 vida belki bu ismin nereden geldiğini anlatıyor.
Ama seni tanıyanların bildiği başka bir şey daha var:
İnsanı güçlü yapan bedenindeki metal değil, yüreğindeki inançtır.
Sen o inancı yıllardır üniformanın altında taşıyorsun.
Şimdi o üniformanın omuzlarında yeni bir rütbe var.
Güle güle taşı Cüneyt Müdür.
Vatanına, milletine ve Türk Polis Teşkilatı’na hayırlı olsun.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.