Erdal Özyıldız

Erdal Özyıldız

6 Şubat Enkazla Uyanmak

Saat 04.17.
Bu ülkede bazı saatler vardır, yalnızca zamanı değil, kaderi de gösterir. 6 Şubat sabahı, milyonlarca insan için saat durdu. O an, ne yalnızca yer sallandı ne de birkaç bina yıkıldı. O an, Türkiye’nin vicdanı, hafızası ve geleceği sarsıldı.

Herkes uykudaydı.
Yastığa başını koyanlar bir daha uyanamadı. Yarım kalan rüyalar, söylenememiş cümleler kapatılmamış ışıklar kaldı geride. Bir çocuk oyuncağıyla, bir anne mutfakta bıraktığı çay bardağıyla, bir baba yarın işe gideceğini düşünerek uykuya dalmıştı. Hiçbiri, birkaç saniye sonra hayatlarının enkaza dönüşeceğini bilmiyordu.

Deprem geldiğinde karanlık vardı. Ama asıl karanlık, yardım çağrılarının yankılandığı saatlerde çöktü.
Enkaz altından yükselen sesler, bir milletin kulaklarında çınladı:

6 Şubat, bize acı bir gerçeği çıplak hâliyle gösterdi. Doğa affetmez ama ihmal öldürür. Yıkılan binalar, sadece beton yığınları değildi. Her biri, eksik denetimin, yanlış hesapların,bir şey olmaz anlayışının mezar taşıydı. Bu yüzden bu felaket yalnızca bir doğa olayı değildir
insan eliyle büyütülmüş bir trajedidir.

Ama o gün, bu ülkenin başka bir yüzü de ortaya çıktı. Kendi acısını bir kenara bırakan insanlar gördük. Tanımadığı şehirler için yola çıkanları, sabaha kadar enkaz başında bekleyenleri, cebindeki son parayla bir battaniye alanları… Aynı acının etrafında kenetlenen bir toplum vardı. O gün, kimse kimseye nereli olduğunu sormadı. Çünkü herkes aynı yerden yaralanmıştı.

Günler geçti. Kameralar söndü, gündem değişti. Ama acı bitmedi. Bazı evlerde hâlâ bir odanın kapısı açılmıyor. Bazı anneler hâlâ bir ses duyarım diye telefonuna bakıyor. Bazı çocuklar, karanlıkta uyuyamıyor. Deprem bitti sanıyoruz ama deprem, birçok insan için hâlâ sürüyor.

Asıl sınav şimdi başlıyor. Unutmak kolaydır. Hatırlamak ise sorumluluk ister. 6 Şubat’ı yalnızca yıldönümlerinde anmak, kaybettiklerimize yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Bu acıdan ders çıkarılmazsa, her yeni bina bir ihtimal, her yeni şehir bir risk olmaya devam edecektir.

Bu yüzden 6 Şubat, bir yas günü olduğu kadar bir hesap günüdür. Sormamız gereken sorular vardır ve bu sorular rahatsız edicidir. Ama cevaplanmadıkları sürece, bu topraklar aynı acıyı tekrar tekrar yaşayacaktır.

Kaybettiklerimizi geri getiremeyiz.
Ama onların ardından daha sağlam, daha adil, daha vicdanlı bir ülke inşa edebiliriz.
Bu, bir temenni değil bir zorunluluktur.

6 Şubat’ta hayatını kaybedenleri rahmetle anıyorum.
Enkazdan sağ çıkan ama hayatı ikiye bölünen herkese sabır diliyorum.
Ve bu ülkeye, unutmayan, yüzleşen ve ders çıkaran bir hafıza diliyorum.

Çünkü bazı tarihler geçmez.
Sadece içimizde sessizce yaşamaya devam eder.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.